SİZİN DE BİR MİSYONUNUZ OLSUN!
"MİSYONUN NE?"

 

 

Hayatımız bir çok kavramlar ve değerler örgüsü içinde devam ediyor. Özel, sosyal, ekonomik şartlar ve ilişkiler içinde farklı seviyelerde devam eden süreçler var. Bir şekilde, devam etmesi gereken yaşam ve koşullara ayak uydurmak üzere belirli roller ve sorumluluklar verilmiş/alınmış. Kendi yapımıza uyumlu veya uyumsuz koşullar içinde, ister kendimize uygun gördüğümüz ya da kendi tercihimiz olan, ister çevrenin etkisiyle yürütmek durumunda olduğumuz işlerimiz var. Öğrenim ve eğitim sürecimizi tamamlayarak yeterli ve içinde bulunulan topluma bir birey olmanın gerekenlerinin ilk ve en önemli bölümünü tamamlıyoruz. Bu süreç, herkes için eşit olanaklar içinde geçmese de, ortalama bir sistemde az ya da çok, iyi ya da kötü gerçekleşiyor.

Belirli bir yaşa ya da ortalama bir sınıra gelene kadar, tüm eğitim ve öğretim süreci içinde aileden, çevreden ve okuldan içi boş ya da dolu veriler, bilgiler, kavramlar ve değerler alıyoruz. Bunları bilinçsizce taklit ediyor ve devam ettiriyoruz. Bir çoğunu çeşitli kombinasyonlar dahilinde temele oturtuyor, bir kısmını etraflarına yerleştirip bir kimlik, bir yapı ve varoluşumuzun tüm anlamları olarak kendimize ve çevreye sunuyoruz. Hayatın ve koşulların üzerimize yüklediği ekonomik ve sosyal sorumluluklar, bir süre sonra tüm zamanımızı ve enerjimizi değerlendirmede otonom yapıya bürünüyor.

Hayatımızın en önemli ve/veya olmazsa olmazlarından zaman ve enerjinin yerinde, düzenli ve uyumlu kullanılmaya çaba gösterilmemesi sonucu, büyük bir çarpıklık ve kaos oluşuyor. Hepimizin belirli olan bir işi, mesleği ve rolleri var. Bunları devam ettirme durumu ve bazı noktalarda zorunluluğu; kendimizin, olanaklarımızın, çevremizin ve değerlerimizin, doğru ve yerinde algılanmasına, kullanılmasına büyük engellermiş gibi görünüyor. Bu tamamen bir yanılsamadan ibarettir. Bu durumun böyle olmasında birçok nedenler var olabilir. Zaman ve enerjinin doğru kullanılma çabasının olmaması; kavramların, araçların, koşulların ve kendimizin doğru ve yeterli tanımlanmaması ve bu eksiklikler içinde bulunulması, nedenlerin en başında gelenlerinden.

İçinde bulunduğumuz 2001 yılı, "Gönüllüler Yılı" olarak belirlenmiştir. Bu yılın adına uygun olarak ve buradan yeni bir başlangıç daha yaparak devam etmesi gereken sorumluluklarımız vardır. Bu sorumlulukları kendi istek ve tercihlerimiz içinde yürütmemiz en uygunu olacaktır. İş işten geçmeden ve zorunlu kalmamak için, bilgi ve bilincimizi devrede tutmalıyız. İşte tam bu noktada tüm insanlardan beklenebilecek bir durum var. Herkesin bir misyon sahibi olması ! ( Hatta birkaç misyon birden ! )

Sosyal ilişkilerimizde yeni bir ortamda bulunma ve yeni birileriyle tanışma başlangıcında, yerli-yersiz, amaçlı-amaçsız, yararlı-yararsız kalıplaşmış sorular ile birbirimizi tanımaya çalışırız. Birçoğumuzun bu süreçten pek de memnun olmadığını hepimiz biliyoruz. Bir öteki yenilik de bu noktada yapılabilir. Kendi tercih ve kararımızla, hepimizin bir konusu ve hedefi olması sağlanarak, ilk kez bulunduğumuz bir ortamda ve ilk tanıştığımız kişilerle olan iletişimimizde "Konun(uz) ne ?" veya "Misyonun(uz) ne ?" gibi bir soru ve/veya ön bildirim ile çok doğru ve verimli bir ilişki başlatmış oluruz. Bunu gerçekleştirmek hiç de zor değildir ve pratiğe geçtiğinizde göreceksiniz ki, en yerinde olanı budur. Çünkü, genel ve ortak kavramlar ve değerler daima insanlardan öncelikli tutulurlar.

En önemli ve ilk olmazsa olmaz değer Özgürlük'tür! Bu belirtme, kolaylıkla anlaşılır ve uzlaşılır olmasına rağmen bir örnekle açmak gerekiyor. Bir insanı öldürmek başlı başına en büyük suçlardan olmasına ve birçok engellemelerin bulunmasına karşın, merkez "Vatan" ve "Özgürlük" olduğunda, binlerce kişinin ölmesinde ve öldürülmesinde bir sakınca görülmez. Doğada, algılamada ve yorumlamada en değerli varlığın "İnsan" olmasıyla birlikte daha önce de belirtildiği gibi, "Değerler insanlardan öncelikli tutulurlar."

Bu saptamadan yola çıkarak, insanın kendi içinde ne gibi değerleri ve bunların nasıl bir yeri olduğu, ne yoğunlukta yaşanabilecekleri üzerinde bir kez daha düşünelim. Her gün, çeşitli ve ilginç gelen bir çok düşünüş, yorumlayış ve haberler ile karşılaşıyoruz. Çok farklı nedenler ve arkatasarlarla yaşandığını gördüğümüz birçok değerler karmaşası ve çatışması içinde buluyoruz zaman zaman kendimizi. Zamanla daha da çok yaşanıyormuş gibi geliyor ve hem kendimiz, hem çevremiz üzerinde umutsuzluklarımızla sonuçlanıyor. Ve bu eksikli çıkarsamamız da pekişerek, iyice içinden çıkılmaz yoğun bir olumsuz durum alabiliyor. Peki, bu hep böyle mi olacak, hep böyle mi sürecek? Sizin de içinizden geçtiği üzere "Hayır ! Böyle olamaz ve böyle süremez !" Peki nasıl?

Geçmişten günümüze kadar, tüm bilim insanlarının, felsefe ve sanatla iç içe olanların üzerinde birleştikleri; İnsan ve onun sistem içindeki konumu, etkileşim içinde bulundukları, araçları, bunların tüm kombinasyonları ve süreçlerin doğru tanımlanması gerekliliğidir.

Kendimizi Tanımak, tüm eylemlerin ve değerlerin en başında gelendir! Bu amaç ve çaba içinde olarak en önemli ve en büyük adım atılmış olacaktır. Kendini Tanıma sürecine girildiğinde ise tüm değerler, kendiliğinden, en olması gerektiği şekilde yerlerine oturacaklardır. Bunun sağlanması o kadar kolay da mı, bunu bu kadar rahat ve kesin ifade ediliyor. Hayır! Hiç de böyle bir iddia yok fakat çekirdeğin bu olduğunun altını çizmek; gerekli ve yeterli zaman ve enerji içinde ancak bununla olanaklı olacağına dair düşünce ve imandandır (düşünce ve inancın pekişmişliği).

Çözüm olarak bunu görüyorsak -en azından- bir de "Kendini Tanıma"nın hangi koşullarda ve nasıl olabileceği ile ilgili düşünceyi de belirtmek gerekir. Şunu da belirtmek gerekir ki, eğer doğru soru sorulur ve doğru yanıt -gerçekten isteyerek- aranırsa herkesin çıkaracağı sonuç birdir, aynıdır.

İnsanın tüm hayatı boyunca gün içinde en çok yaptığı ve yaşadığı, oksijenle olan ilişkisidir. "Solunum/Nefes". En başta bu ve hepinizin bildiği altı ana/üst konu başlığını Kendini Tanıma'da merkez olarak değerlendirmek gerekiyor. Yine gün içinde üç temel öğün ve birçok ara sıvı ve katı uygulamalarda bulunduğumuz "Beslenme". Bir günde 40.000 ila 50.000 düşüncenin geçtiği, farklı duygulanım ve davranışlarımızın ortak ifadesi olan "Psikoloji". Zihnimizin ve varoluşumuzun temel fiziksel aracı olan gövdemizin ve işlevlerinin incelendiği ve bunları sağlayan araçların incelendiği "Fizyoloji". Hayatın en temel gövdesel ve zihinsel gereksinim ve gerekirlerinden olan "Seksoloji". Bunların hepsini yazılı olarak iletme olanağı ve öteki tüm etkileşim ve ifade olanakları ve araçlarıyla anlaşabildiğimiz "İletişim". İşte tüm bunlar; gerçekten isteyerek yani eylemle, gerekeni yaparak ve bunun yanısıra umut ve çaba içinde; içtenlik, ciddiyet ve samimiyetle üzerinde durulması gerekenler. Bunları açmak ve üzerinde yoğunlaşmak artık sizlerin elinde. Interneti ve kitapları doğru ve yerinde kullanarak çok da kolay olacaktır emin olun.

Maslow'un Piramidi'nden de hatırlayacağınız gibi; en üst noktada "Kendini Gerçekleştirme" vardır. Birinci basamak, "Açlık, susuzluk ve eşeyselliğin fizyolojik doyumu"dur. İkinci basamak, "Emniyet, güven, düzen ve değişmezlik"tir. Üçüncü basamak, "Ait olma ve sevgi"dir. Dördüncü basamak, "Değer, başarı, kendine saygı"dır. Ve en üst basamak "Kendini Gerçekleştirmek"tir. Bir alt basamaktaki gereksinim karşılanmadan, kişinin bir üstteki değere gereksinim duyması ve gerçekleştirmesi olanaklı değildir. Bazıları varmış gibi görünse de gerektiği şekilde ve tam değildir. Maslow, kendini gerçekleştirmiş ve kendini tanıyan kişilerde 16 ortak özellik gözlemlemiştir. Bunlar:

1- Gerçeğin bilinebilecek yönlerini, doğru olarak algılar.
2- Bilenemeyecek olanların bilinemeyeceğini, doğru olarak algılar.
3- Gerçeği olduğu gibi kabul eder.
4- Kendisini olduğu gibi kabul eder.
5- Başkalarını olduğu gibi kabul eder.
6- Yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayarak tadını çıkarma eğilimindedir.
7- Kendiliğinden hareket eder.
8- Yaratıcı bir biçimde davranabilir.
9- Kendine ve yaşama gülebilir.
10- İnsanlığa değer verir ve onun sorunlarını ciddiye alır.
11- Son derece yakın ve derin birkaç dostu vardır.
12- Yaşamı bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilir.
13- Gerektiğinde çok çalışır ve sorumluluğunun farkındadır.
14- Dürüsttür.
15- Çevresinin farkındadır, sürekli çevresini araştırır ve yeni şeyler dener.
16- Savunucu değildir.

Bir de kendimize sormanız gereken çok önemli bir soru var. "En önemliler ve/veya Olmazsa Olmazlar" nelerdir ? Eğer yanıtını gerçekten isteyerek sorarsak bulacağımızdan emin olmak gerek. Bunun üzerinde düşünerek zamanla çok ciddi sonuçlar elde edilecektir. İlk başta yanıtlaması pek kolay gelmeyebilir ve zamanla bulunacak sonuçlar tüm sistemi ve insanları en iyi ifade edecek şekilde olacaktır. Bundan da emin olabiliriz. : - )

Bu önemli noktalarla birlikte, değerler üzerinde biraz daha yoğunlaşalım. "Peki nasıl ?" diye bir soru sormuştuk. Birkaç ana yoldan yukarıda bahsettik. Ek olarak, bazı unutulmuş erdemler (ve o erdem üzerinde düşünmenize yardımcı olabilecek bir açılım), değerler ve misyon olabilecekleri listelemek gerekiyor bu noktada. Bunları, kendi iç/dış uyum ve bütünlüğümüzün sağlanması için tekrar değerlendirmeli, anımsamalı ve eyleme geçirmeliyiz. Misyon sahibi olmalı ve kendimize yaraşır şekilde devam ettirmeliyiz. Aşağıda listelenecek abecesel erdem, misyon ve değer potansiyellerini inceleyerek en az bir tanesini kendimize misyon edinmemiz gerekir. Ayrıca seçilmiş bazı sözleri de bunlara eklemekte yarar var. Uyum ve bütünlük içinde olmanız dileğiyle !

 

 

MİSYONLAR

 

A.I.D.S.
Açlık
Adalet
Ağaçlar
Alternatif Tıp
Aikido
Akdeniz Anemisi
Alkış Bilinçsizliği
Alkolle Mücadele
AN !
Anlamak
Antropoloji
Asansör Kullanımı
Aşırılık
Aşk
Aşılar
Avcılıkla Mücadele
Ayırımlar
           
Bağımlılık
Bağımsızlık
Bakım
Beslenme
Bilgi
Bilgi Ekonomisi
Bilimler
Bilinç
Bir Dilek Tut
Bisiklet Yolu
Bitkiler
Bütünlük
           
Cehalet
Cep Telefonları
Chat Bağımlılığı
Cinsellik
   
           
Çevre
Çiçeklerin Hediye Edilmesi ve Alınmasıyla Mücadele
Çiçeklerin Kopartılmaması
Çocuk Hakları
   
           
Dakiklik
Dans
Dayanışma
Değişim
Denge
Detaylar
Dikenli Teller
Dil Bilgisi
Dinlemek
Dinlenmek
Diş Sağlığı
Doğa
Doğallık
Doğaya Zararlı Olan
Doğum Kontrolü
Dokunmak
Dostluk
Dürüstlük
Düşünme
Düzen
       
           
Ebeveyn Okulu
Egzersizler
Eğitim
Ekoloji
Emniyet
Emniyet Şeridinin Kullanımı
Empati
En Önemliler
Enerji
Enflasyon
Engelliler İçin
Ensest
Erdemler
Estetik
Evet !
     
           
Fast Food
Farkındalık
Felaketler
Felsefe
Fizyoloji
 
           
Gayret
Gelişim
Geri Dönüşüm
Gerinme
Gezi
Görüntü Kirliliği
Gözlem
Güç
Gülmek :)
Güleryüz :)
Güneş
GÜRÜLTÜYLE MÜCADELE
Güven
         
           
Hakkaniyet
Hasta Hakları
Hava Kirliliğiyle Mücadele
Hayır !
Hayvan Hakları
Hayvanlar
Hırs
Hız
Homeopati
Hukuk
   
           
İcatlar
İlaç Kullanımı
İletişim
İlik Bağışı
İnsan
İnsan Hakları
İnsanı ve Kendini Tanımak
İsimler
İsraf
İstismar
İşkence
 
           
Jainizm (Sisteme ve doğaya etkide bulunmama)
         
           
Kadavra Bağışı
Kağıt Kullanımı
Kağıt Peçetelerin Kullanımı
Kağıt Peçetenin İkiye Bölünerek Tasarruflu Kullanılması
Kalıplar ve Kalıplanmalar
Kalite
Kan Bağışı
Karıştırmayın !
Karikatür
Keşifler
Kırmızı Işık
Kişisel Gelişim
Kitap Okuma
Kitaplar
Klakson
Konuşma
Korku ve Kaygı
Koşulsuz Sevgi
Kumarla Mücadele
Kutu, paket vs. gibi katlanabileceklerin hacimi daha iyi kullanmak için katlanarak çöpe atılması
       
           
Linux
         
           
Madde Bağımlılığı
Mantık
Mayınlar
Meditasyon
Misyon
Mizah
Motivasyon
Musluklar
Müzik
     
           
Namus Yanlışı
Naylon (/ve Türevlerinin) Tüketimi
NEFES
Nezaket
Nötr Olmak
 
           
Objektif Bakış
Okullar
Okuma-Yazma
Olmazsa Olmazlar
Opera
Organ Bağışı
Oyunlar
Ozon Tabakası
       
           
Öğretim
Önlemler
ÖZGÜRLÜK
     
           
Piller
Pozitif Düşünce ve Yaklaşım
Psikoloji
     
           
Radyasyon
Reklâm Kirliliği
Ritim
     
           
Saç Bakımı
Sade ve Sadelik
Saf ve Saflık
Sağlık
Sahte
Sanatlar
Sarılmak
Satranç
Savaşların Olmaması
Saygı
Seksoloji
Sevgi
Seyahat
Sıcak Su
SİGARAYLA MÜCADELE !!!
Sigara Promosyonları
Sinema
Sorumluluk
Sözler
Sporlar
Su
Suçlar
Şeker
ŞİMDİ !
           
Tabular ve Totemler
Taciz
Tasarruf
Tedbirler
Teknoloji
Televizyon Bağımlılığı
Temizlik
Teşvik
Tiyatro
Toplu Ulaşım
Toplumsal Düzen
Topraktan Gelen
Trafik
Tutarlılık
       
           
Uçmak
Ulusal Günleri Hepbirlikte Şehir Planlaması Yaparak Değerlendirme
Uyku
Uyum
Uyuşturucuyla Mücadele
Üç Beyaz (Beyaz Şeker, Beyaz Un, Beyaz Tuz)
Üretim
         
           
Vejetaryen Beslenme
Verimlilik
       
           
Yalan
Yangınlar
Yanlış Anlamamak
Yazmak
Yeşil
Yoga
Yürüyüş
Yüzme
       
           
Zanaatler
Zararlılarla Mücadele
Zaman
     
 

 

 

ERDEMLER

ALÇAKGÖNÜLLÜ
Kişilere, onların ilgisini beklemeden değer veririm. Özsaygım benim içsel ışığımdır.

BAĞIMSIZ
Yapışmadan severek, ilgilenerek fakat bağımlı olmadan, herşeyi belli bir mesafede tutuyorum.

BAĞIŞLAYAN
Dürüstlük ve kararlılığa değer vererek, geçmişi yavaşça bırakır ve başkalarının değişmesine imkan veririm.

BECERİKLİ
Gizli potansiyelleri ortaya çıkarma yolları bulur ve başkalarını daima çözümler bulunabileceğine dair yüreklendiririm.

BESLEYEN
Sürekli destekleyen, samimi, içten ve daima hazır olarak yeni yollar bulup açarım.

BİLGE
İzleyip, dinledikten ve onayladıktan sonra harekete geçerim.

CESUR
İnandığım hakikate bir göz atar, yılmadan cesaretle gerekeni yaparım.

COŞKULU
Fikir ve düşlerin mimarı olarak, projeleri ve görevleri hayata geçiririm.

CÖMERT
Enerjiyle dolup taşıyor ve cömertçe dağıtıyorum.

DEĞİŞMEZ
Azimli, sebatkar, güvenilir, samimiyim. Geçici kazançlara kanmam.

DOĞRULUK
Hareketlerim en çok neye değer verdiğimi yansıtır. İçim dışım birdir.

DÜRÜST
Düşüncede doğru, sözde açık, eylemde güvenilirim.

ESNEK
Kaygısız fakat düşünceli; neşeli ama sakinim. Bir bambu dalı kadar yumuşak, esnek ve güçlüyüm.

ESPRİLİ
Şaşırtıcı olaylar ve beklenmedik sonuçlar enerji veriyor ve günü aydınlatıyor.

GERÇEKÇİ
Tüm ilişkilerimde açık sözlü, nazik, gerçekçi, doğal ve tarafsızım.

GÜÇLÜ
Kendimi ve başkalarını ruhun iradesi ve kararlığıyla destekliyorum.

GÜVENEN
Hayatın iniş ve çıkışlarının iyice gizlenmiş fırsatlar olduğunu bilerek, önümdeki yolculuğu kabul ederim.

GÜZELLİK
Kendimde ve başkalarında sevilmeye değer, eşsiz ve korunmuş bir içsel güzellik bulurum.

HOŞGÖRÜLÜ
Beklentilerden vazgeçecek olgunluktayım ve sadece sevgiyle vermeyi sürdürürüm.

HOŞNUT
Yaşamın bana sunduklarının keyfini çıkarırım. Güneş her sabah nasıl doğuyorsa, ihtiyaçlarım da mutlaka karşılanacaktır.

İŞBİRLİĞİ YAPABİLEN
Zamanımı ve yeteneklerimi olumlu sonuçlar yaratmak için cömertçe kullanırım.

İYİLEŞTİREN
Sabır ve huzur kaynağımla beslenerek yavaşça denge durumuna dönerim.

KARARLI
Kararlı ama esnek; sevgiyle ve azimle hedefime doğru gitmeyi sürdürüyorum.

MACERACI
Hayatın mucizeleri varlığımı dolduruyor, eski fikirlerle ve imgelerle azim ve istekle mücadele ediyorum.

MERKEZDE
Gerçek olana bağlıyım, kendi içimde güvenli ve açık kalpliyim.

MUTLU
Yaşıyor olmanın sevinci ve yaşamla iyi dost olmanın coşkusu varlığımdan akıyor.

NAZİK
Havada uçar gibi yürüyor, görüyor, anlıyor ve zorla kabul ettirmeye çalışmıyorum.

NEŞELİ
Yaşamın hafifliğini yakalar ve iyi bir geleceğim olduğunu hissederim.

OLUMLU
Düşüncelerimin ve hareketlerimin çekirdeği umuttur. Tüm doğaya iyi dileklerimi sunarım.

ÖZGÜR
Hiçbir zihinsel durum beni esir edemez. İçsel desteklerimle sınırları aşarım.

ÖZGÜVEN
Düşlerimle bağlantıdayım, gerçek olanla çalışmak için istekliyim.

PRATİK
Daima çözüm bulmak için araştırmaya hevesliyim.

SABIRLI
Eylemlerimin meyvelerinin olgunlaştıkları zaman toplanmasına izin veririm.

SADE
Konunun özünü görerek, gerçek olana bağlı kalır ve hayatımı basit tutarım.

SAKİN
Karmaşanın ortasında sarsılmaz ve zor zamanlarda endişeden uzak kalırım.

SAYGILI
Her bireyin eşsiz rolünü değerlendirerek, en küçük katkıları bile şükranla kabul ediyorum.

SEVECEN
Tüm varlıkların onuruna özen gösteririm, tıpkı bir annenin çocuğuna ve bir kardeşin kardeşe özen göstermesi gibi.

SEVGİ DOLU
Özel koşullara gereksinimim yok. Sevgim beklentilerden uzak bir armağandır.

SEZGİSEL
Olayların iç ritmlerini algılarım ve hislerimin bana yol göstermesine izin veririm.

SİHİRLİ
Olasılıklara inanarak, kayıpları kolayca kazanca, sıradanı sıradışına çeviririm.

SORUMLU
Alınacak sonuçları önemserim, işbirliği yapmayı taahhüt eder ve kendi iyiliğime özen gösteririm.

TATLI
Her şeyde iyilik olduğunu bilerek, üzüntünün gölgesinden uzak dururum.

TEMİZ KALPLİ
Enerjimin bozulmamış yanı ile sever ve konuşurum, başkalarının içindeki saflıkla temas kurarım.

VAKUR
Değişimlerin ortasında sakin, cana yakınım ve insanlara güven duyarım.

YARATICI
Geçmişin üzerine yeniyi yapılandırmanın yeni yollarını hayal etmek yaşadığım anı dönüştürüyor ve geleceğime ilham veriyor.

 

 

SÖZLER

 

Kendini idrak olmadıkça hiçbir erdem hakiki değildir.

Asıl olan öğüt vermek değil, örnek olmaktır.

Hayatın amaçlarından biri, doğayla anlayış içinde yaşamaktır.

Üzerinde yoğunlaşılması gereken, ŞU AN'dır.

Her şey düşünce ile başlar.

O, gelecek kuşakların faydalanabilmesi için ağaç diker.

Bir kere centilmen, her zaman centilmen.

Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikayet etmeyiniz.

Erdem, toplum çıkarını kişisel çıkarın üstünde tutmaktır.

Cesaret, kendi tutkularımızı kontrol edebilmektir.

Hırs, başarısızlığın son sığınağıdır.

En uzun yokculuklara bile, ufak bir adımla başlanır.

İnsan, sadece, hayallerini gerçekleştirdiği oranda başarılıdır.

Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir.

Değişmez olan sizin işinize yaramaz.

Uyum, küçük şeyleri büyütür, uyumsuzluk ise büyük şeylerin çürümesine sebep olur.

Öğrenmenin tek yolu uygulamadır.

Taşı delen suyun gücü değil, damlalarının sürekliliğidir.

Cömertlik, göz kamaştırıcı hediyeler vermek değil, zamanında vermektir.

Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır.

Sevgi prensibimiz, nizam temelimiz, ilerleme amacımızdır.

İlgi bir kez uyandığında, düzgün uygulama onu izler.

ŞİMDİ ! değilse, ne zaman ?

 

* Bazı misyonların farklı/görece yorum ve yaklaşımlarını değerlendirebilmeniz için bu web adresinden yararlanabilirsiniz!

http://www.6Dtr.com

 

* Erdemler: Brahma Kumaris Erdem Falı Kartlarının İçeriği'dir.

 

* Sözleri söyleyenlerin önemsiz olduğunu düşünmüyoruz. Esas olanın ve yoğunlaşılması gerekenin, sözü kimin söylediği değil, söylenen sözün kendisi olduğuna inandığımızdan dolayı kimin söylediğine yer vermedik. Farklı kitap ve kaynaklardan kimin söylediğini bulabilirsiniz. (Yukarıdaki sözlerin tümü, tanınmış kişilerin söylemiş oldukları değildir.)

"Gerçek ve mantık tüm insanlara açıktır ve onları ilk söyleyen kişiye, onları yineleyene ait olduğundan daha fazla ait değildir."

"Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir."

 

 

 


BU SAYFADA GÖRMEK İSTEDİGİNİZ BİLGİ VE/VEYA BAĞLANTILARI,
AŞAĞIDAKİ FORMU DOLDURARAK İLETEBİLİRSİNİZ.
(YOU CAN SEND US YOUR INFORMATION AND/OR LINKS,
YOU WOULD LIKE TO SEE IN THIS PAGE FILLING THE FORM)

 

Ad ya da Takma Ad(Rumuz/Mahlas)
(Name or Nickname)


E-posta Adresi
(E-mail Address)

Konu/Başlık
(Subject/Topic/Title)


İçerik/Katkı/Destek/Ek/İstek/Yorum/Soru/Bozuk Adres vs. ???
(Content/Contribution/Support/Add/Request/Comment/Question/Broken Link etc. ???)

3071
( Teknik açıdan, numarayı yanındaki boşluğa girmeniz gerekmektedir. )


 

Bu sayfada arama yapmak için; klavyenizde CTRL+F tuşlarını ya da
tarayıcınızın sol üst köşesindeki [Dosya | Düzen | Görünüm] bölümündeki
[Düzen]'in altındaki "Bul" komutunu kullanınız.

(Başka sayfaların da içeriğinde arama yapmak için
aşağıdaki kutuya aradığınız sözcük ya da konuyu giriniz)

 

Bu sayfa 02 Ocak 2016 itibariyle 92 kez ziyaret edilmiştir.

6D Bilgi Hizmetleri vs. | www.6Dtr.com       FaRkLaR Kılavuzu | www.FaRkLaR.net        GösterGe Hizmetleri
Yenilikler ve Duyurular