SÖZLER

 

 

 

 

KENDİNİ TANI!

Kendini tanıma, mutluluğun ilk yasasıdır.

Kendini tanıma, düşünce ile eylemin biraraya getirilmesidir.

Kendine güven, o zaman nasıl yaşanacağını göreceksin.

Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulursun.

Kendini-biliş tüm bağımlılıklardan kurtuluştur.

Kendini idrak olmadıkça hiçbir erdem hakikî değildir.

Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır.

Kendinizden başka, ulaşacağınız birşey yoktur.

Kendinizden başka, kimse size barış getirmez.

Kendinize yardım etmekle, herkese yardım etmiş olursunuz.

Kendinizi bilmezseniz, başka neyi bilebilirsiniz?

Kendinizi değiştirebilirseniz, bir başka değişimin gerekmediğini göreceksiniz.

Kendinizle meşgulseniz, hiçbir şeye gereksiniminiz yoktur.

Kendi düşünce biçiminden başka hiçbir şey sınırlayamaz seni!

Başkalarını tanımak akıllılık, insanın kendini tanıması daha büyük akıllılıktır.

Gerçek bir arayış içinde olan kişi, kendisini arayan kişidir.

Kişi, düzenli, olumlu, salt iyiliğe erdiği an mutludur.

Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz.

Ne olduğunu bilmek için, işe önce, ne olmadığını araştırıp-bilmekle başlamalısın.

Sahip olmadığınızı arayıp duracağınıza, asla kaybetmemiş olduğunuzu bulun. KENDİNİZİ!

Eğer gerçekten bulmak istiyorsanız, bir tek yeri kazmak zorundasınız. İÇİNİZİ!

Her ne ararsan kendinde ara.

Hiçbir şey, sizi, olduğunuzdan, kendinizden daha mutlu edemez.

İradeye hakim olmanın yolu "bilgi"den ve "kendini tanımak"tan geçer.

Siz, kendiniz de dahil, her şeyin kanıtısınız.

Dünya ve içerdiği her şey düşüncenin ürünüdür.

Hiçbir zaman başkasını kendine benzetmeye kalkma. Sadece sen yeterlisin.

Olduğunuzu düşündüğünüz gibi olma düşüncesinden vazgeçin!

Tüm bilimler sizi tarif eder.

Dünyayı kendi eseriniz olarak görün ve özgür olun!

Düzen ve uyumu içinizde aramalısınız.

Önemli olan ne yaptığınız değil, ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir.

Vazgeçmiş olduklarınız önemli değildir. Vazgeçmemiş olduğunuz nedir? Onu bulun ve ondan vazgeçin!

Farkına varmadan başkalarını aldatmak ne kadar güçse, farkına varmadan kendini aldatmak da o kadar kolaydır.

Korku, kaygı ve nefrete, düşüncelerimde ve hayatımda yer yok.

Korku insanı köleleştirir.

Korku ve açgözlülük, aklın kötü kullanılmasına neden olur.

Değişmez olan sizin işinize yaramaz.

Çeşm-i insaf gibi kâmile mizân olmaz,
Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz.

Daha yükseğe erişmek, ancak daha aşağıdakinden kurtulmakla olanaklı olabilir.

Kim olduğumu bilmediğim zaman çevremdeki herkese HİZMET EDERİM;
kim olduğumu bildiğim zaman ise çevremdeki herkesle BİR OLURUM.

Az korkun, çok ümit edin;
az yiyin, çok çiğneyin;
az konuşun, çok ifade edin;
az kızın, çok sevin.

Ben bir insanım ve insan olan hiçbir şey bana yabancı değildir.

İnsan, bölünemeyen ve parçalara ayrılması olanaklı olmayan bir bütünlüktür.

İnsan, idrak edebildiğine gereksinim duyar.

İnsan, ne ise o olmaya yanaşmayan tek yaratıktır.

İnsan, sadece, hayallerini gerçekleştirdiği oranda başarılıdır.

İnsan, evrende var olan herşeyi, kısaca "evren bilgisi"ni içinde taşır.

İnsan, bir yanıyla görmeyi arzu ederken, öte yanıyla da kör kalamaz.

İnsana sığabilene âlem, âleme sığamayana insan denir.

İnsanın hareketleri, sözlerinden daha yüksek sesle konuşur.

İnsanın değeri bir kesirle ifade edilecek olursa;
Payı gerçek kişiliğini gösterir,
Paydası da kendisini ne zannettiğini.
Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.

Özne ancak başka bir özneyle özneleşebilir.

Sen yoksa, Ben yoktur.

Ben'in kaynağı kendindedir.

İnsanların sözleri işitmeye gereksinimleri vardır, ta ki gerçekler onlara sözlerden daha yüksek sesle konuşuncaya kadar.

Eğer bir insan, içinde bulunduğu toplumu aşmayı başaramıyorsa ve onun insanın kendi güçlerinin gelişimine destek mi, yoksa engel mi olduğunu farkedecek yetenekte değilse, gerçek insani özüne ulaşması hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.

Başka insanların zihinlerini bilme arzunuz, kendi zihninizi bilmeyişinizden dolayıdır.

Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır.

Beklemeyi bilen insan herşeyi elde edebilir.

Düşüncelerinizi, kendi tercih ve kararınızla, hareket haline sokunuz.

Düşüncelerimi seçme gücümün olduğunun farkındayım.

Her problemin bir çözümü var ve bu çözüm her zaman içimde yatmakta.

Ne geçmişe bağlıyım ne de gelecekle sınırlıyım. Şimdi, şu anda ve burada yaşıyorum.

Sonuna dek çaba gösterin ve asla kuşkuya düşmeyin, hiçbir şey o kadar zor değildir, araştırın yeter.

Bir anlık sabır, insanı büyük felaketlerden kurtarabilir, sabırsızlık göstereceğin bir tek an, tüm yaşamı mahvedebilir.

Bilgi ve ilerleme yolundaki insanı yolundan geriye çeviremezsiniz.

Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak da korkudan kurtarır.

Düşünce rüzgâr, bilgi yelken, insanlık da kayığın kendisidir.

Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, okuduğumu anlarım.

"Niçin" diye sormak bir yere ulaştırmaz, "nasıl" diye sorun.

Her bildiğini söyleme, fakat söylediğini bil.

Bilimsel ol ve bekle!

Ölçüyü sev.

Arzu ve korkuyla hareket etmek bağımlılıktır, sevgiyle hareket etmek ise özgürlüktür.

Devinim halindeki bilinç, mutluluktur.

Başarmak, hayallerini gerçekleştirebilmektir.

İçtenlik ve ciddiyet, olgunluğun işaretidir.

Tüm mutluluk farkındalıktan kaynaklanır.

Üzerinde yoğunlaşılması gereken, ŞU ANDA ve BURADA'dır.

Bu andan itibaren hayatımın hakimi benim.

Değişim ancak şimdi olabilir, gelecekte değil.

ŞİMDİ! değilse, ne zaman?

ŞİMDİ! ya da hiçbir zaman!

Asıl olan öğüt vermek değil, örnek olmaktır.

Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir.

Cahilliğin başlangıcı yoktur, ama sonu vardır.

Alışkanlık, anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir.

Ona güven ama dayanma!

Bağımlılık, cesareti yok eder.

Hırs, başarısızlığın son sığınağıdır.

Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır.

Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır.

"Niçin" diye sormak bir yere ulaştırmaz, "nasıl" diye sorun.

İki tip insan var.
1. Pasif (a. Düşünmeyen, b. Düşünmüş)
2. Aktif (Düşünen)

Üretmenin iki temel koşulu :
1. Hızlı hareket etmek (acele etmeden)
2. Sabretmeyi bilmek

Olmazsa Olmazlar (En Önemliler)
Kullanılagelenler ;
1. SAĞLIKÖZGÜRLÜK
2. ZAMAN ve ENERJİ
3. BİLGİ ve FARKINDALIK

Uygulanagelenler ;
1. DOĞA ve DOĞALLIK
2. UYUM ve BÜTÜNLÜK
3. GELİŞİM ve DEĞİŞİM

Tüm insanların hayatındaki ana konular ;
SOLUK
BESLENME
PSİKOLOJİ
FİZYOLOJİ
SEKSOLOJİ
İLETİŞİM

O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini
çocuktur, onu eğitin/yetiştirin.

O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini
cahildir, ondan uzakça durun.

O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini
belki uykudadır, onu uyandırın.

O ki, biliyor ama biliyor bildiğini
bilge kişidir, onu izleyin.

 

 

Doğa Üzerine

Doğa, görülebilen düşüncedir.

Doğa, kendisine güveneni asla aldatmaz.

Doğa, birdir, hakikat birdir. Zıtlar vardır ama zıtlık yoktur.

Doğa, ne zevk, ne acı vericidir. O tüm zekâ ve güzelliktir.

Doğa, değişebilen bir buluttur, o her zaman veya hiçbir zaman aynı değildir.

Doğa, herkese, özellikle acı çekenlere, mutluluk sunmaya hazırdır her zaman.

Doğa ve kitaplar onu görebilen gözlere aittir.

Doğa hakkındaki tüm bilgi doğada mevcuttur.

Doğa bilgiyi; arayan, uğraşan, kalpten dileyen ve o bilgiyi layıkıyla kullanabilecek kişiye zamanı geldiğinde verir.

Doğaya tam itaatte zorlanma yoktur.

Doğanıza yabancı olan her şeyin terkedilmesi ve reddedilmesi yeterlidir.

Evren matematiksel yapıdadır. Bilimin konusu olan doğa, matematiksel niteliklere sahip, bölünmez küçük parçacıklar olan atomlardan yapılmıştır. Doğada meydana gelen tüm değişiklikler, bu atomların birleşmesi, ayrılması ve hareketlerinden oluşur.

Aklını doğru şekilde kullanan insana doğanın tüm hazineleri açıktır.

Akıllı insan, hem kitaplardan, hem de doğadan faydalanır.

Mutlu olmak için sağlıklı olmak gerekir. Sağlıklı olmak için de, doğanın kurallarını çiğnememek.

Hayatın amaçlarından biri, doğayla anlayış içinde yaşamaktır.

Sanat doğanın içindedir, sanatkar onu görebilendir.

Matematik, doğanın sırlarını açacak tek anahtar olacaktır.

Doğa, senin her şeyindir.
Her şey, senin doğandır.

Olmazsa Olmazlar (En Önemliler)
Kullanılagelenler ;
1. SAĞLIKÖZGÜRLÜK
2. ZAMAN ve ENERJİ
3. BİLGİ ve FARKINDALIK

Uygulanagelenler ;
1. DOĞA ve DOĞALLIK
2. UYUM ve BÜTÜNLÜK
3. GELİŞİM ve DEĞİŞİM

 

 

Zaman Üzerine

Bir senenin değerini anlamak için, sınıfta kalmış bir öğrenciye sor.
Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bir bebek doğuran anneye sor.
Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir editöre sor.
Bir saatin değerini anlamak için kavuşmayı bekleyen sevgililere sor.
Bir dakikanın değerini anlamak için trenini kaçıran yolcuya sor.
Bir saniyenin değerini anlamak için bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor.
Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor.

ŞİMDİ! değilse, ne zaman?

ŞİMDİ! ya da hiçbir zaman!

Geçmiş zaman Tarih, Gelecek zaman Gizemli, ŞU AN ise sana verilen gerçek bir armağandır.

Ne geçmişe bağlıyım ne de gelecekle sınırlıyım. Şimdi, şu anda ve burada yaşıyorum.

Tarih : Erken uyarma sistemi

Üzerinde yoğunlaşılması gereken, ŞU AN'dır!

Geçmişten şu an aracılığıyla geleceğe doğru bir harekettir.

Olmazsa Olmazlar (En Önemliler)
Kullanılagelenler ;
1. SAĞLIKÖZGÜRLÜK
2. ZAMAN ve ENERJİ
3. BİLGİ ve FARKINDALIK

Uygulanagelenler ;
1. DOĞA ve DOĞALLIK
2. UYUM ve BÜTÜNLÜK
3. GELİŞİM ve DEĞİŞİM

 

 

Soluk Üzerine

- İnsanlara kendiliğinden iyileşmeye ulaşabilmeleri için tek bir şey yapmalarını söylemek zorunda kalsaydınız söyleceğiniz şey ne olurdu?
- Soluğunuzla çalışın!

Halk içinde muteber bir nesne yok Devlet gibi.
Olmaya Devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

 

 

Düşünme Üzerine

Her şey düşünce ile başlar.

O, gelecek kuşakların faydalanabilmesi için ağaç diker.

Düşünce, okumuş insanların çalışmasıdır. Hayal görmek ise onların zevki.

Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Düşünce rüzgâr, bilgi yelken, insanlık da kayığın kendisidir.

Düşünce ve pratik, yavaş yavaş her sanatı ilerletir.

Düşüncelerine hâkim olamayanlar kısa zaman sonra davranışlarına da hâkim olamazlar.

Düşüncelerini iyi kolla, onlar ağaçtaki kuşlar gibi sen farkında olmadan gelir ve sen her gün işinle meşgul olmaya devam ederken, geldikleri gibi sana haber vermeden gene kaybolurlar.

Düşüncelerinizi, kendi tercih ve kararınızla, hareket haline sokunuz.

Düşüncelerinizi yalnız siz seçiyorsunuz ve bu düşünceler hayatınızı biçimlendiriyor.

Düşüncenin kuvveti, zekânın sırrıdır.

Düşüncenin ortaya koyulması, insanı kölelikten kurtarıp özgürlüğe ulaştırır.

Düşünceye dalmış olan bir insanı tembel bir insan sayma, çünkü insanların yaptıkları bir görünen iş vardır, bir de görünmeyen.

Düşündüğünüz, inandığınız ve güvenle beklediğiniz her şey mutlaka gerçekleşir.

Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkum olmaktır.

Düşünmeden okumak körletir, okumadan düşünmek yanıltır.

Düşünür, yeniden düşünen ve şimdiye kadar üzerinde düşünülmüş şeylerin asla yeterince düşünülmemiş olduğu kanısına varan kimsedir.

Ebedî olan şey yalnızca düşüncedir.

Işık gökgürültüsünden, düşünce de eylemden önce gelir.
Kendi düşünce biçiminden başka hiçbir şey sınırlayamaz seni!

Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir.

Birçok insan, bellekleri çok kuvvetli olduğu için, orijinal bir düşünücü olamaz.

Hayatımızda yaptığımız hataların çoğu, düşünmek gereken yerden hislerimizle, hissetmek gerektiği yerde düşüncelerimizle karar verdiğimizden ileri gelmiştir.

İyimser, yaranın üstünde kabuk; kötümser, kabuğun altında yara görür.

Her bakış bir gözlem, her gözlem bir düşünce, her düşünce bir bağlantı ve ilişki doğurur.

Mantık eleştiri aracı, matematik ise buluş aracıdır.

Her problemin bir çözümü var ve bu çözüm her zaman içimde yatmakta.

Sorunu zihinde çözmek; neyi, niçin ve nasıl yapacağınızı bilerek hareket etmek demektir.

Sorunu zihinde çözmek; amaca mutlaka ulaşacağınızı bilmek ve bundan %100 emin olmak demektir.

Kesin ve doğru karar verdiğiniz anda, sorun çözülmeye başlar.

Zihin; akıl, zekâ ve mantık üçlüsünü doğru ve etkin kullanarak iradeli hareket etmek demektir.

Dehanın belirtisi sadeliktir.

Dünya ve içerdiği her şey düşüncenin ürünüdür.

Bağnazlıktan barbarlığa yalnız bir adım vardır.

Camdan evde oturanlar, başkalarına taş atmamalıdırlar.

Bir kere centilmen, her zaman centilmen.

Felsefe, koşulsuz sorgulamadır.

Felsefe, düşüncenin mikroskopudur.

Felsefe, soru sorma(/sorgulama) ve sorun oluşturabilme sanatıdır.

Felsefe, alternatifli düşünm(/c)e sanatıdır.

Felsefe, alternatifli düşünm(/c)e sürecidir.

Felsefe, yanıt değil, soru alanıdır.

Felsefe, varlıkbilim ve bilgi bilim ile başlayıp, etik ve politik ile devam ettirilir.

Felsefenin kaynağı düşüncedir/kavramdır.

İnsan hangi konuda meyl ederse felsefeye girmiş olur.

Akıllı insan, hem kitaplardan, hem de doğadan faydalanır.

Tüm bilimler, hergünkü düşüncenin mükemmel şekilde ıslah edilmesinden başka bir şey değildir.

Dişlerinin hepsini fırçalamana gerek yok. Sadece, ağzında kalmasını istediğin dişleri fırçala yeter.

Bir düşünce eken bir eylem biçer
Bir eylem eken bir alışkanlık biçer
Bir alışkanlık eken bir karakter biçer
Bir karakter eken kaderini biçer.

Üzerinde yoğunlaşılması gereken düşünce, ŞU ANDA ve BURADA'dır.

İki tip insan var.
1. Pasif (a. Düşünmeyen, b. Düşünmüş)
2. Aktif (Düşünen)

 

 

Bilgi Üzerine

Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır.

Bilgi, sevgi ile zekânın anasıdır.

Bilgi, insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak da korkudan kurtarır.

Bilgi, yüzeysel olanları aşıp, köklere ve sebeplere doğru uzanmak ve gerçeği, tüm çıplaklığı ve açıklığı ile görme cesaretinin sonucunda elde edilir.

Bilgi arzusu onu elde ettikçe artar.

Bilgi bir hazine ise uygulama da, bu hazineyi açan bir anahtardır.

Bilgi ve insan gücü eş anlamlıdır.

Bilgi enerjiyse, sevgi onun kızağıdır.

Bilgi olmadan uygulama olmaz.

Bilgiye ulaşmanın ilk adımı, sağlıklı insan aklının, algılamalarında ne denli yanıldığını anlamak ile atılır.

Bilgeliğin ilk adımı her şeyden şikayet etmek, sonuncusu da her şeyle uyuşabilmektir.

Düşünce rüzgâr, bilgi yelken, insanlık da kayığın kendisidir.

Doğa hakkındaki tüm bilgi doğada mevcuttur.

Doğa bilgiyi; arayan, uğraşan, kalpten dileyen ve o bilgiyi layıkıyla kullanabilecek kişiye zamanı geldiğinde verir.

Göz ve kulak, ancak o bireyin bildiği kadarını görür.

Sizi özgür kılacak olan bilgidir.

İşaret olsa yol şaşırılmaz, bilgi olsa söz saptırılmaz.

Sormaz ki bilsin, sorsa bilir; bilmezki sorsun, bilse sorar.

Her kötülük, bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir.

Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir.

İnsan, geleceğin yalnız neyi bilmek istediğini bilebilmek için yüksek bir bilgin olmak gereksiniminde olacaktır.

Yaşlılık, bilgisiz için kış, bilgili için de hasat mevsimidir.

Öğretilecek olan, bilgiye ulaşma yöntemidir.

Öğreteceğin kadar biliyorsan öğretemezsin.

Kitapta büyük hata, tek bir hata.

Ben, bilmediğimi bildiğim için öteki insanlardan farklıyım.

Ufak hesaplarlarla, kısır düşünceliler; detaylarla profesyoneller uğraşır.

Bilgisizlere göre, onların anlayamadıkları her şey deliliktir.

Bilgiyle böbürlenen kimse, bilgisini değil, bilgisizliğini ilan ediyor demektir.

Leblebi kadar anlatacaksan, top kadar bileceksin.

Cehalet diye bir şey yoktur, yalnızca dikkatsizlik ve ilgisizlik vardır.

Cahilliğin başlangıcı yoktur, ama sonu vardır.

Sözcükler işaret eder ama açıklayamazlar.

Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır.

Kitapların görevi yaşama sanatını öğretmektir.

Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.

 

O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini
çocuktur, onu eğitin/yetiştirin.

O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini
cahildir, ondan uzakça durun.

O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini
belki uykudadır, onu uyandırın.

O ki, biliyor ama biliyor bildiğini
bilge kişidir, onu izleyin.

 

 

Bilim Üzerine

Bilim, gerçeğin edebiyatıdır.

Bilim, bize geleceği vaad eder.

Bilim, yalnızca doğanın matematiksel davranışını ortaya koyan yasalardan oluşur.

Bilim bir hayal değildir, fakat onun bize vermediği şeyleri başka bir yerde bulacağımızı sanmak hayaldir.

Bilimsel ol ve bekle!

Gerçek bilim, her şeyin üstünde şüphe etmeyi ve cahil olmayı öğretir.

Evren matematiksel yapıdadır. Bilimin konusu olan doğa, matematiksel niteliklere sahip, bölünmez küçük parçacıklar olan atomlardan yapılmıştır. Doğada meydana gelen tüm değişiklikler, bu atomların birleşmesi, ayrılması ve hareketlerinden oluşur.

İlmin başı soğandan acı, sonu baldan tatlıdır.

Dili bilimden ayrı düşünmek veya bilimi dilden ayrı düşünebilmek olanaksızdır.

Sosyoloji en fazla metodu içeren, fakat en az çözümü olan bilimdir.

Matematik, doğanın sırlarını açacak tek anahtar olacaktır.

 

 

Sanat Üzerine

Sanat, doğaya eklenmiş insandır.

Sanat, gizli özü bulup açığa çıkarmaktır.

Sanat, uygarlığın imzasıdır.

Sanat, uyumlu ve ölçülü olma alanıdır.

Sanat, doğanın içindedir, sanatkâr onu görebilendir.

Sanatın özü, içsel bir deneyimi iletebilmek için dış formları kullanmaktır.

Saantın kaynağı duyusal algıdır.

Sanatta en iyi, yeterli derecede iyidir.

Sanatçı doğayı kopya etmez, görünür kılar.

İnsanın duyarlılığı sanat ile gelişir. Duyarlılığı gelişen insan da sanat üretir.

Pratik ve düşünce, yavaş yavaş her sanatı ilerletir.

Felsefe, alternatifli düşünm(/c)e sanatıdır.

 

 

Beslenme Üzerine

Ne yersen osun!

Besinlerdeki uyum sindirimi kolaylaştırır.

Aynı öğünde çok çeşitli yemekten kaçınılmalı.

Proteinli madde ile proteinli,
sütlü madde ile sütlü,
ekşi meyve ile tatlı meyveyi
aynı öğünde tüketmeyiniz.

Suyu, yemekten bir saat önce veya sonra, meyveyi de yarım saat önce veya ikibuçuk saat sonra tüketiniz.

Çok yiyen az tat alır, az yiyen çok tat alır.

Az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur.

Durmuş, aşırı pişmiş, ısıtılmış besinlerden kaçınılmalı.

Hayvanlar konuşabilseydi onları kesip yemeye cesaret eder miydik?

Doğal besin, enerjisini güneşten alır.

Yediğiniz kadarıyla değil, sindirdiğiniz kadarıyla yaşarsınız.

Yediğimiz besin kimyasal gübre görmemiş olmalı.

Uzun ömürlü ve sağlıklı olmanın koşullarından biri de bağırsakların iyi çalışmasıdır.

Dengeli bir sağlık için gerekli mineraller ancak tarımda reform yaparak sağlanabilir.

Her türlü hastalık sindirimi olumsuzlaştırır.

Bazıları yemek-içmek için yaşarlar. Bazıları da yaşamak için yerler ve içerler.

Düşünmeyenler "Nasıl, lezzetli miydi?" diye sorar. Akıllı kişiler "Midemize dokunur mu?" diye.

Sağlıklı ya da sağlıksız olmamız yediğimiz besinlere dayanır.

Sağlığımız kendi elimizdedir.

Mutlu olmak için sağlıklı olmak gerekir. Sağlıklı olmak için de doğanın kurallarını çiğnememeli.

Doğa kendisine güveneni asla aldatmaz.

Fazla kilo; 2 kişilik spor otomobile 3-4 kişi binerek dünya gezisine çıkmak gibidir.

İnsan, öz içgüdülerine göre beslenirse kilo almaz.

Gövdenin zekâsının dilinden anlayın.

Alışkanlık; bir konu ya da nesne ile sürekli bir ilgi ve bağlantı kurmaktır.

 

 

Gezi Üzerine

Gezmek, hayal gücümüzü gerçeklerle dengeler ve bazı şeylerin nasıl olabileceklerini düşünmek yerine, onları oldukları gibi görmemizi sağlar.

Benim gibi iflâh olmaz gezginlerin çok iyi bildiği, yeni yerler görmenin, yeni insanlarla, farklı kültürlerle tanışacak olmanın alışılmış heyecanı, her gezide olduğu gibi, bir yere gitmeden önce içime yerleşir.

 

Descartes'ın, ünlü "Düşünüyorum, öyleyse varım(cogito ergo sum)" sözünü, başka başka biçimlerde pek çok kez dile getirenler oldu ama ben, "Geziyorum, öyleyse varım" derdim; hem de hiç düşünmeden. Bir coğrafyada doğuyor insan. Kendini ne kadar özgür ve bağımsız hissederse hissetsin, eğer yaşadığı coğrafyanın sınırlarını zorlamıyorsa, sınırlı bir özgürlüktür yaşadığı, bence. Hayatın nabzının, bambaşka coğrafyalarda nasıl attığını, insan ancak görerek bilebiliyor. Bu konuda, tüm kitaplar eksik kalıyor elbette. Ama, kimi tanıklıklar yardımıyla biraz da olsa bir kapı aralanabiliyor önünde: Bunu da en çok gezi yazıları başarıyor kanımca. Belki de bugüne kadar yazdığım tüm yazılarımı, "Geziyorum, öyleyse varım" sözünü en azından kendim için doğrulamak için kaleme aldım. Yine aynı nedenle, bir tutkuya dönüştü bu bende.

 

Tarih boyunca farklı coğrafyalar, farklı insanlar, farklı dinler, farklı kültürler için birçok şey söylenmiş, farklı yorumlar yapılmış ve yapılıyor. Bu yorumların toplumların yaşamına büyük ölçüde yansıdığı da bilinen bir gerçek. Bazıları insanı, dar kalıpların dışına çıkarıp ufkunu genişletirken, bazıları da -ne yazık ki- bir toplumun başka bir topluma önyargılı bakmasına neden olabiliyor.

Gezi, bir tutkudur. Bir kez bu tutkuya kapılmayagörün, artık yerininzede duramazsınız, ilk fırsatta yollara düşmek istersiniz. Gezinin nasıl bir tutku olduğunu çok iyi tanımlayabilecek bir örnek vereyim: Norveç'te fiyordları(eriyen buzul yatakları) geziyorduk. Amerikalı bir turist grubu dikkatimi çekti. Hepsinin elinde bir baston vardı ve sürekli sabit bir noktaya bakıyorlardı. Sonradan öğrendim ki, görme engellilermiş. Göremiyorlardı, ama geziyorlardı! Bunu yaşamım boyunca unutabileceğimi sanmıyorum.

Gezdikçe, farklı ülkelerin, farklı kentlerin havasını soludukça, farklı uygarlıklar, farklı insanlar tanıdıkça ve o insanların geleneklerini, kültürlerini, dünyalarını anlamaya çalıştıkça, insan yeryüzünün her noktasında kendinden bir parça bulabilir. Çünkü, gezmek, tüm dünya insanlarına, uygarlıklarına ve kültürlerine, hiçbir ayrım yapmadan, önyargısız yaklaşmayı; ırk, din, dil cinsiyet ve milliyet kalıplarının dışında, sadece "insan" olarak bakmayı öğretir.

 

 

Sigara Üzerine

Sigara alışkanlığının sizin üzerinizdeki gücü, kendi gücü değil sizin ona verdiğiniz güçtür.

Otoyolun ortasında durup trafikten korunmak için dua etmek gibidir, sigara içmeye devam etmek!

Alışkanlık en az enerjiyle, en az yorgunluk duyularak yapılan otomatik bilnçaltı davranıştır.

Alışkanlık; bir konu ya da nesne ile sürekli bir ilgi ve bağlantı kurmaktır.

Alışkanlıklarımızı biz seçeriz.

Alışkanlık anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir.

Gövdenin zekâsının dilinden anlayın.

Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak da korkudan kurtarır.

Kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz.

Düşüncelerine hakim olamayanlar kısa zaman sonra davranışlarına da hakim olamazlar.

Düşüncenin ortaya koyulması insanı kölelikten kurtarıp özgürlüğe ulaştırır.

Sorunu zihinde çözmek; neyi, niçin ve nasıl yapacağınızı bilerek hareket etmek demektir.

Sorunu zihinde çözmek; amaca mutlaka ulaşacağınızı bilmek ve bundan %100 emin olmak demektir.

Kesin ve doğru karar verdiğiniz anda, sorun çözülmeye başlar.

Hepimiz alışkanlıklarla donanmış yaratıklarız. Sahip olduğumuz alışkanlıkları gerçekten istiyor muyuz, yoksa direnç gösteremediğimiz için mi onlara bağlanıyoruz?

Başındaki yara sorun yaratmaz; ama cebindeki sigaralara bakılırsa nefsin iş açacağa benzer başına!

Sonuna dek çaba gösterin ve asla kuşkuya düşmeyin, hiçbir şey o kadar zor değildir!

Kendimi harika hissediyorum! Güçlü ve sağlıklıyım ve bunun tadını çıkarıyorum!

Halk içinde muteber bir nesne yok Devlet gibi.
Olmaya Devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

 

 

 

 

ÇEŞİTLİ SÖZLER

 

Âdemi bilirler, bir âdem ile.

Yalnız kalpleri harekete geçiren kimse, dünyayı hereket ettirir.

Her şeyi genelleştirmeyi seven insan, genellikle yalan söyler.

Çevremizi o kadar değiştirdik ki, şimdi bu yeni çevreye uyabilmek için kendimizi değiştirmemiz gerekiyor.

Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz.

Küçük beyinler insanları, orta beyinler olayları, ileri beyinler sistemleri tartışırlar.

Düşünmeden öğrenmek, yitirilmiş bir emektir.

Erdem, toplum çıkarını kişisel çıkarın üstünde tutmaktır.

Psikolog, güzel bir kız gördüğünde kızı değil, onlara bakan erkekleri inceler.

Üç şey gizlenemez; duman, aşk, parasızlık.

Talih, hazır olan kafalara yardım eder.

Acı öğreticidir, düşünmeye ve yazmaya iter.

Can sıkmanın sırrı, herşeyi anlatmaktır.

Acı çekmeyenler, başkalarının acı çekebileceğini akıllarına getirmezler.

Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekânın kullanılmasıdır.

İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin.

Başarıyı en kötü biçimde kullanmak, onunla övünmektir.

Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir.

Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir.

Para her kapıyı açar ama kilitleyemez.

Söyleyecek yalan bulamayanların başvurduğu son çare gerçektir.

Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta ise yıllar kısa, günler uzundur.

Kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz.

Meziyet yalnız kalmaz, daima komşu bulur.

Filmde hakim olan şey teknik, tiyatroda sanattır.

Hiç okuma-yazama bilmeyenler, satır aralarını iyi okur.

Biyologlar, deney tavşanlarını kuluçka kutularından, psikayatristler konut bloklarından alırlar.

Bir insan ne kadar çok gürültü yaparsa, sözleri de o kadar çok sessizdir.

Alışkanlık, anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir.

Her şey düşünce ile başlar.

Doğru olanı gördüğü halde yapmamak, cesaretsizliktir.

Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır.

Tembellik vücudun aptallığı; aptallık da, zihnin tembelliğidir.

Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır.

İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken havadadır, doldukça eğrilirler.

Değişim ancak şimdi olabilir, gelecekte değil.

Hırs, başarısızlığın son sığınağıdır.

Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.

Eğer hiç dostun yoksa, sen bir dost ol!

Zayıf olan nefret etme ve intikam alma eğilimindedir. Tembel olduğundan da yatışır ve bu düşüncelerden vazgeçer.

Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya da tahrif ederler.

Alay etmek, çoğunlukla fikir yoksulluğundan gelir.

Erdemin ölçüsü tüze'dir.

Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, okuduğumu anlarım.

Sormazki bilsin, sorsa bilir; bilmezki sorsun, bilse sorar.

En uzun yokculuklara bile, ufak bir adımla başlanır.

Düşünce rüzgâr, bilgi yelken, insanlık da kayığın kendisidir.

Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir.

Konuşmanın en önemli dört unsuru :
1. Gerçek,
2. Akıllı Hareket,
3. Hoş Mizaç,
4. Nükte

Bilgelik, aklın;
Cesaret, kalbin;
Ölçülülük, duyguların kontrolüdür.

Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var.

Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır.

Cahilin kalbi dudağında, alimin ağzı kalbindedir.

İyi arkadaş, yanında yüksek sesle konuşup düşünebileceğin insandır.

Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır.

Ondokuzuncu yüzyılın en büyük buluşu, buluşun yöntemlerinin bulunmasıydı.

Belirleyici faktör içtenliktir.

Kurnaz insanlar okumayı küçümserler, basit insanlar ona hayran olurlar, akıllı insanlar ise ondan faydalanırlar.

Politika gerçekleri yadsıyıp, yalan söylemek değil, gerçeklerin istediğiniz yanını göstermesidir.

Bir şey ki söylemesen de olur, söyleme! Bir şey ki yapmasan da olur, yapma!

Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır.

Doğruyu konuşmak iki kişi ister; doğru söyleyen, doğru dinleyen.

Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır.

"Niçin" diye sormak bir yere ulaştırmaz, "nasıl" diye sorun.

Konfor, bir misafir olarak gelir, gitmemek için elinden geleni yapar, sonunda bizi esir ederek kalır.

Hiçbir zaman başkasını kendine benzetmeye kalkma. Sadece sen yeterlisin.

Bazıları yemek-içmek için yaşarlar. Bazıları da yaşamak için yerler ve içerler.

Gövdesel egzersizler, zorunlu olduğu zaman gövdeye bir zarar vermez, fakat zor altında elde edilen bilgi zihinde kalmaz, uçar gider.

Tarih, zamanın nasıl geçtiğini gösteren yemin etmiş bir tanıktır. O, hakikatı aydınlatır, günlük hayata göre gösterir ve bize eski zamanlardan haberler getirir.

Pratik ve düşünce, yavaş yavaş her sanatı ilerletir.

Danışan dağları aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.

Komşunun duvarının yanması, seni de ilgilendirir.

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.

En büyük İYİ, ADALET'i gerçekleştirmedir.

Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

Bilgisizlere göre, onların anlayamadıkları herşey deliliktir.

Hayvanlar konuşsaydı, onları kesip yemeğe cesaret eder miydik?

Elde edemeyeceğimiz kadar güç olan hiçbir şeyi arzu etmeyiz.

Ne seninle, ne de sensiz yaşayabilirim.

Küçük bir aksaklığın, büyük bir arkadaşlığı yaralamasına izin vermeyin.

Hiçbir şey alışkanlık kadar kuvvetli değildir.

Tuvalet kağıtları kalınlaşırken, yazı kağıtlarının incelmesi, kötüye işarettir.

Alışmak, çok şeyden yoksun bırakır.

Hata yaptığınızı anladığınız zaman, düzeltmek için derhal gerekli adımları atın.

Af da bilen ve anlayan için en büyük ceza olabilir.

Bir önyargıyı ortadan kaldırmak, bir atomu parçalamaktan daha güçtür.

Gerçek çoğu zaman karartılır, fakat hiçbir zaman sönmez.

Bilimsel ol ve bekle!

Cahilliğin başlangıcı yoktur, ama sonu vardır.

Hür olmadığı halde, kendisini hür sananlar kadar köle yoktur.

Her su bulunan yerde kurbağa olmaz ama kurbağa sesinin geldiği yerde su vardır.

Düşünmeyenler "Nasıl, lezzetli miydi?" diye sorar. Akıllı kişiler "Midemize dokunur mu?" diye.

Dürüst insan her zaman, doğruyu söyler. Akıllı kişi ise yalnız zamanında.

Çok dinle, yerinde konuş, ölçüyü kaçırma, çabuk konuşma.

Para ile ilaç alınır, ama sağlık alınamaz.
Para yiyecek alır, ama iştah almaz.
Para yatak alır, ama uyku almaz.
Para bir ev alabilir, ama yuva alamaz.
Para lüks şeyler alabilir, ama kültür alamaz.
Para eğlence alır, ama mutluluk alamaz.

İnsan, sadece, hayallerini gerçekleştirdiği oranda başarılıdır.

Ölçüyü sev.

Tüm genelleştirmeler tehlikelidir, bu bile.

Dil, pek küçük doğal olayları tarif edebilecek kadar güçlü değildir.

Taşı delen, suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.

Yapılacak çok iş olmadan, oyalanmaktan zevk almak olanaksızdır.

Tekrar edilmedikçe hiçbir şey hata değildir.

Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir.

İnsan, geleceğin yalnız neyi bilmek istediğini bilebilmek için yüksek bir bilgin olmak gereksiniminde olacaktır.

Kimse, komşusuna gereksinim duymayacak kadar zengin değildir.

Şans, hazırlıkla fırsatın karşılaştığı köşe başıdır.

Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir.

Bırak keder ve üzüntü kuşları(farklı/çeşitli düşünce ve duygular) başının üstünden geçsinler. Sen onları değiştiremezsin belki, fakat onların saçlarının arasında kendilerine yuva yapmasına engel olabililrsin.

Bir anlık sabır, insanı büyük felâketlerden kurtarabilir, sabırsızlık göstereceğin bir tek an, tüm yaşamı mahvedebilir.

Kalp söze başlayınca, akıl sağır olur.

Gül ki, gül yüzünde güller açsın.

Bülbül, bülbüldür dil ondayken(yoksa serçe),
Gül, güldür gül ondayken(yoksa dikenlik)

Bülbül kuşların kralıdır, çünkü her kuşun dilini bilir.

Akıllıca hareket etmek için üç yol : 1.Düşünmek, 2.Tenkit, 3.Deneyerek ve uğraşarak.

Karar veremediğin bir an olursa, içindeki sükûna dön!

Anlaşmazlığa düştüğünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin. Geçmişi getirmeyin. Kıyaslama yapmayın.

Sözcüklerle anlatılan iyilik güven verir; düşünme esnasındaki iyilik, derinlik yaratır; hediye verirken, iyilik duyguları aşk uyandırır.

Üzülmek, yarının sıkıntısından bir şey eksiltmez. Sadece bugünün gücünü tüketir.

Dikkatsizlik köreltir, dikkat berraklaştırır.

Değişmeyen tek şey, değişimdir.

Değişmez olan sizin işinize yaramaz.

İleri gitmek, beklemekten iyidir.

Gençsin, evlenmek istiyorsun, çocuk istiyorsun. Ama sorarım sana, sen insan mısın? Bir çocuk dilemeye yaraşır mısın? Galip misin? Kendini yenebildin mi? İsteklerine hâkim misin? Faziletlerin efendisi misin? Sorarım sana!

1. defa olursa düşünmeden, 2. defa olursa raslantı, 3. defa olursa düşmanca.

İlk hata saflığın, sonrakiler suçun eseridir.

Yemek esnasında çalınan müzik, hem aşçıya, hem de kemancıya hakarettir.

Bir ulus ne kadar düşmüşse, süslü ve gösterişli şeylerle o kadar savurgandır.

Disiplin; kendimiz için istemeyiz ama, başkaları için iyi deriz.

Gerçek ve mantık tüm insanlara açıktır ve onları ilk söyleyen kişiye, onları yineleyene ait olduğundan daha fazla ait değildir.

Istırabın nedeni bağımlılık; çaresi bağımsızlıktır.

Yılda bir kez, daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.

Tatil de azıcık aşk gibidir; merakla bekleriz, sıkıntı ile geçiririz, özlemle anımsarız.

Sözcüklerin kuvvetini anlamadan, insanların kuvvetini anlayamazsınız.

Anlamak, yeniden üretebilmektir.

Kimse, bir yengece düz yürümesini öğretemez.

Gerçek, bir taş kadar sert, gonca kadar yumuşaktır.

Einstein'e sormuşlar:
- Üçüncü dünya savaşı hangi silahlarla yapılacak?
- Onu bilmem ama, dördüncüsü taş, sopa ve oklarla olacak.

Amacı olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım etmez.

Rüzgâr durmuşsa küreklere asılın!

Başkaları yapsın, sen yapma!

İnsanın hareketleri, sözlerinden daha yüksek sesle konuşur.

Bu dünyadaki en büyük sır nerede olduğumuz değil, hangi doğrultuda yer alacağımızdır.

Az korkun, çok ümit edin;
az yiyin, çok çiğneyin;
az konuşun, çok ifade edin;
az kızın, çok sevin.

Uyum, küçük şeyleri büyütür, uyumsuzluk ise büyük şeylerin çürümesine sebep olur.

Sokrates'e sorulan bir soru ve cevap.
- Sen herkese konuşma sanatını öğretiyorsun da, kendin neden iyi bir hatip değilsin?
- Zararı yok. Biley taşları da kendi kendilerini kesemezler, fakat kaba demirleri keskin yaparlar.

Hayatımızda yaptığımız hataların çoğu, düşünmek gereken yerden hislerimizle, hissetmek gerektiği yerde düşüncelerimizle karar verdiğimizden ileri gelmiştir.

Gençler grup halinde, yetişkinler ikişer ikişer, ihtiyarlar ise teker teker yürürler.

Korku, sıkıntı ve telaş içinde olan hiç bir insan hür değildir. Bunlardan kendisini kurtarmasını bilen kişi, kendisini kölelikten kurtarmış demektir.

Önem bakımından hürriyet ve adaletin hemen yanı başında kamu eğitimi gelir. O olmadan ne hürriyet, ne de adalet devamlı olarak yürütülemez.

Bilen birine nasihat vermek gereksizdir. Bilmeyene ise yetersiz.

Dört şey geri gelmez : Söylenen söz, atılan ok, geçen zaman ve kaçırılan fırsat.

Hiçbir iş yapmayan kişi, boş oturuyor demektir. Fakat kendi yetenek ve bilgisinden daha aşağı bir işte çalıştırılan kişi de onun kadar boş oturuyor demektir.

Genel olanla özelin, özel olanla genelin, ayırımını iyi yapmak ve karıştırmamak gerekir.

Bağımlılık, cesareti yok eder.

Hasta olmak kolay, iyi olmak kolay değildir.

Bazıları hayattaki fırsatlarda zorluğu, bazıları da her zorlukta bir fırsatı görürler.

Alışkanlık en az enerjiyle, en az yorgunluk duyularak yapılan otomatik bilnçaltı davranıştır.

Cehalet diye bir şey yoktur, yalnızca dikkatsizlik ve ilgisizlik vardır.

Kitaplar, akıllı kimselerin bahçeleridir.

Ufak hesaplarlarla, kısır düşünceliler, detaylarla profesyoneller uğraşır.

Sevginin ilk görevi dinlemektir.

Haz, edime eklenen ve edimi süsleyen bir durumdur.

İnsanlar et yiyen hayvanın değil, ot yiyen hayvanın etini tüketir. Neden?

Üzüntü, insanın kafasında, korkunun açtığı ince bir akıntıdır. Onun büyümesine müsaade edilirse, o küçük akıntıdan tüm öteki düşünceleri içine alıp akıtan büyük bir kanal olur.

Düşünmeden okumak körletir, okumadan düşünmek yanıltır.

Öğrenmenin tek yolu uygulamadır.

Hiçbir şey icat edilmedi, yeniden keşfedildi.

Sözcüklerin de tecrübeler kadar önemli olduğunu anlamak bana yıllara mal oldu. Çünkü sözcükler, tecrübelerin unutulmamasını sağlar.

İyimser, yaranın üstünde kabuk; kötümser, kabuğun altında yara görür.

Dehanın ilk ve son şartı hakikati sevmektir.

Ormanda ikinci bir şans yoktur, dikkat ve isabet gerekir.

Paslanacağımıza, yıpranalım.

Başarmak, hayallerini gerçekleştirebilmektir.

Çalışmak, yalnız başına bir asalettir.

Güzel, hiçbir zaman bol olmamıştır.

Güzellik şefkatle yaşar.

Ebedi olan şey yalnızca düşüncedir.

Öğüt vereceğine, örnek ol!

Yalanlamak ve reddetmek için okuma!
İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma!
Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma!
Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!!!

Ben konuşurken;
beni övme, beni yargılama.
Sadece anlamaya çalış!

Tarih okumak insanları bilge, şiir esprili, matematik zeki, felsefe derin düşünceli, ahlâk ciddi yapar. Mantık ve belagat(dil uzluğu) da tartışma niteliği sağlar.

Şöhret bir nehire benzer, hafif ve şişirilmiş şeyleri üstünde taşır, ağır ve katı olanları batırır.

Acelecinin harmanında en çok bulunan şey hatadır.

Kızgınlık, insanın lambasını söndüren bir rüzgârdır.

Pratiğe konulmuş büyük düşünceler, büyük eylemler haline gelir.

Aklın başlangıcı, terimlerin tanımlanmasıdır.

Hiçbir şeyi olmayan, hiçbir şey kaybedemez.

Camdan evde oturanlar, başkalarına taş atmamalıdırlar.

Taş ("bile"), ayakla itilmez, el ile kenara koyulur.

Bir hediye verirkenki davranışınız/tutumunuz, verdiğiniz hediyeden daha değerlidir.

Cömertlik, göz kamaştırıcı hediyeler vermek değil, zamanında vermektir.

Boş bir torba dik durmaz.

Kitapta büyük hata, tek bir hata.

Bir insan kendi akıl ve sevgi güçlerini ne kadar geliştirirse, kendisi ve çevresiyle özdeşlik ve birlik duygusu da o kadar artar.

Bağnazlıktan barbarlığa yalnız bir adım vardır.

Dili bilimden ayrı düşünmek veya bilimi dilden ayrı düşünebilmek olanaksızdır.

Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin göstergesidir.

Büyüklerin gerçek üniversitesi kitaplardır.

Cesaret, kendi tutkularımızı kontrol edebilmektir.

Aşık için mühletten daha zor bir şey yoktur.

Sevgi prensibimiz, nizam temelimiz, ilerleme amacımızdır.

İlgi bir kez uyandığında, düzgün uygulama onu izler.

Kendinizden başka kimse size barış getirmez.

Bir tablo, bana bir bakışta düzinelerle kitabın veremeyeceği şeyleri anlatır.

Bir kere centilmen, her zaman centilmen.

Öğretim sınıfta biter, fakat eğitim ancak hayatla beraber sona erer.

Dümene cevap vermeyen, kayaya cevap verir.

Lâtif'e, lâtif gerek.

Uyanmak için bir şoku beklemeyen akıllıdır.

Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yoktur.

Bir uçuruma uzun zaman bakarsan, uçurum da senin içine bakar.

Kütüphaneler yapılmaz, onlar büyür.

Tecrübe, herkesin kendi hatalarına verdiği addır.

İnsanın kendisiyle tamamıyle dürüst olması iyi bir egzersizdir.

Zaman, sahip olduğu şeylerin değil, her şeye rağmen şimdiye kadar sahip olamadıklarının ve sahip olabileceği şeylerin toplamıdır.

Mutluluğun dört şartı :
1. Açık havada yaşamak,
2. Birini sevmek,
3. Tüm hırslardan arınmış olmak,
4. Yaratıcı olmak.

Ara-bul.
Kadınları okutun.
İncinsen de incitme.
Her ne ararsan kendinde ara.
Eline, diline ve beline sahip ol.
Arifler hem arıdır, hem arıtıcı.
Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.
İnsanın cemali sözünün güzelliğidir.
Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.
Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız.
İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.

Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır.

Gülme, yan etkisi olmayan yatıştırıcı bir ilaçtır.

En kültürlü kişi, kendisini en çok sayıda insanın yerine koyabilendir.

Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulursun.

Umut, uyanık kişinin rüyasıdır.

Bazı insanları her zaman, tüm insanları zaman zaman aldatabilirsiniz; ama, herkesi devamlı aldatamazsınız.

Bir tek kişiye yapılan haksızlık, tüm topluluğa yönelmiş bir tehdittir.

Göz ve kulak, ancak bireyin bildiği kadarını görür ve duyar.

Kalitenin ön koşulu standarttır.

Alışkanlık, demirden bir gömlektir.

Kim derse, "Oldum Tam", bil ki, o çok ham.

Sevgi : İlk başta akım, sonrası bakım.

Uyum, küçük şeyleri büyütür, uyumsuzluk ise büyük şeylerin çürümesine sebep olur.

Uygulamaya geçilmezse, devinim ve dönüşüm oluşmaz.

Gerçek dostluk, fosforlaşma gibidir. Çevremize karanlık çökünce iyice parlar.

Yaşlılık, bilgisiz için kış, bilgili için de hasat mevsimidir.

Kimse bile bile kötü değildir; her kötülük bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir.

İnsanların hisleri bilgileriyle ters orantılıdır. Ne kadar az bilirseniz, onu o kadar şiddetle müdafaa edersiniz.

Hakikat; istesen de istemesen de, inansan da inanmasan da VAR!

Hayatın anlamı ve amacı, yoğun yaşamak, özgür olmak ve tam uyanık(dikkatli) bulunmaktır.

Psikoloji, 20. yüzyılın ikinci yarısında karşılaştığımız sosyal sorunlara verilecek cevabı bilen bilimdir.

Hayata siz nasıl bir anlam veriyorsanız, o da size öyle görünecektir.

Çalışmak zordur, gereksiz çalışmalardan kaçınmak ise daha da zordur.

Olgun insan işini, basit insan kazancını düşünür.

Başkasından üstün olmamız önemli bir şey değildir; asıl önemli olan şey dünkü halimizden üstün olmamızdır.

Efendi insan, kendisinden çok şey, başkalarından az şey bekler.

Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de istifade ettiği sözdür.

Yanlış yolda adım attıkça, bu yanlışın farkına varmak ve sonra da bunu itiraf etmek, gittikçe zorlaşır.

Herşey, birbirinin devamı olarak ve birbirinin özelliğini taşıyarak, kendisinden sonrakini meydana getirirken, kendi özelliğini, öncekileri ve sonrakileri de ifadeten orada bulunmaktadır.

Düşünceye dalmış olan bir insanı tembel bir insan sayma, çünkü insanların yaptıkları bir görünen iş vardır, bir de görünmeyen.

Doğa ve kitaplar onu görebilen gözlere aittir.

Yanlış yolda adım attıkça, bu yanlışın farkına varmak ve sonra da bunu itiraf etmek, gittikçe zorlaşır.

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.

Her şeyi zaman getirir.

Başkalarının, hakkınızda ne düşündükleri sizi üzmesin, çünkü onlar sizi düşünmezler ve yalnız sizin onlar hakkında ne düşündüğünüzü bilmek isterler.

Güzel sanatlar, insanın elinin ve kafasının beraberce çalıştığı şeylerdir.

Zaman, içinde fırsatın bulunduğu şey, fırsat da içinde çok fazla zamanın bulunmadığı şeydir.

Akıllı insan, hem kitaplardan, hem de doğadan faydalanır.

Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde.
Nazarımızda kadın, erkek farkı yok.
Noksanlıkla senin görüşlerinde.

Başkalarını tanımak akıllılık, insanın kendini tanıması daha büyük akıllılıktır.

Gerçek bilim, her şeyin üstünde şüphe etmeyi ve cahil olmayı öğretir.

Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır.

Sevmek fiilinden sonra gelen, dünyanın en güzel fiili, yardım etmektir.

Sevmek, iki insanın birbirine değil, beraberce aynı doğrultuda bakması demektir.

Bilim, bize geleceği vaad eder.

Çağın gereği, insanlar arasında karşılıklı hoşgörü ve saygıdır.

Liderliğin ilk şartı dürüstlüktür.

Sabır, her derde karşı en iyi devadır.

Söyleyeceğin konuyu iyice kavra! Sözcükler arkadan geleceklerdir.

O, gelecek kuşakların faydalanabilmesi için ağaç diker.

Ben bir insanım ve insan olan hiçbir şey bana yabancı değildir.

Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir.

Ata kibirle binen, eve yürüyerek döner.

Davet edilmeden gelen misafirler, çok kez giderlerken en fazla nezaketle yollananlardır.

Ancak doğru olan kimse ciddidir.

Hayatın anlamı ve amacı, yoğun yaşamak, özgür olmak ve tam uyanık bulunmaktır.

Göz kendisini görmez.

En fazla boşa giden günlerden biri, hiç gülmediğiniz günlerden biridir.

Üstüne alınma ama aklında tut.

Öğretilecek olan, bilgiye ulaşma yöntemidir.

İnsanların açlıktan ölmesi, tabiatın değil, insanlığın ayıbıdır.

Dünyada en pahalı olan şey, bedava olandır.

İyi ve kötü titreşim bulaşıcıdır.

Tüm mutluluk farkındalıktan kaynaklanır.

Sevmek güvenmektir.

Dildir dilarayı eyler, dilber;
Dildir, dilarayı eyler, virân.

İnsan dilinin arkasında gizlidir.

Hakikat tanığa gereksinim duymaz.

Hakikatın kendi işlevi kendine tanıktır.

Hakikat kendini ortaya koyandır.

Hakikat kendini tanıtlayan, anlamlandırandır.

Hakikat kendine geçmişten destek aramaz.

Gerçeklik çokluktur, hakikat tektir.

Gerçek dizgesi içinde anlamlıdır, hakikat yorum/görecelilik taşımayandır.

Öyle bir söz söyle ki, şahite gereksinim olmasın.

Hakikatın bilimdeki karşılığı topolojidir.

Aşk, bilincin kaymasıdır.

Uyan, aydınlan!

İnsan, gününü sadece iki şekilde değerlendirir. Ya umut içinde, ya da umutsuzluk içinde.

Uyuşturucu, alkol ve sigaradan sonra, şu üç beyaz gelir.
Beyaz şeker,
Beyaz un,
Beyaz tuz.

İstemek yeterli değil. Önemli olan gerçekten istemek!
Çünkü, gerçekten istemekte, gerekeni yapmak vardır.
Gerekeni yap - senin olsun!

Hırstan yoksun bir çaba gösterin.

Dişlerinin tümünü fırçalamana gerek yok. Sadece, ağzında kalmasını istediğin dişleri fırçala.

Gerçek olan içinde "gerçek olan nedir?" sorusu ortaya çıkmaz.

Anlamaya uğraşmayın! Yanlış anlamamanız yeterli!

Üzerinde yoğunlaşılması gereken, ŞU ANDA ve BURADA'dır.

 

 

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için,
Sevmekten korkuyor.

Sevilmekten korkuyor,
Kendisini sevilmeye layık görmediği için.

Düşünmekten korkuyor,
Sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor,
Eleştirilmekten korktuğu için.

Duygularını ifade etmekten korkuyor,
Reddedilmekten korktuğu için.

Yaşlanmaktan korkuyor,
Gençliğinin kıymetini bilmediği için.

Unutulmaktan korkuyor,
Dünyaya iyi bir şey vermediği için.

Ölmekten korkuyor,
Aslında yaşamayı bilmediği için.

Ve yaşamaktan korkuyor, kendisi olarak değil,
Başkalarına göre yaşadığı için.

 

Gösterdim...
Gördü anlamına gelmez.
Söyledim...
Duydu anlamına gelmez.
Duydu...
Doğru anladı anlamına gelmez.
Anladı...
Hak verdi anlamına gelmez.
Hak verdi...
İnandı anlamına gelmez.
İnandı...
Uyguladı anlamına gelmez.
Uyguladı...
Sürdürecek anlamına gelmez.

 

O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini
çocuktur, onu eğitin/yetiştirin.

O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini
cahildir, ondan uzakça durun.

O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini
belki uykudadır, onu uyandırın.

O ki, biliyor ama biliyor bildiğini
bilge kişidir, onu izleyin.

 

Olmaz'a değil, OLAN'a bakın/görün,
Olmayan'a değil, OLAN'a bakın/görün,
Olmuş'a değil, OLAN'a bakın/görün,
Olacak'a değil, OLAN'a bakın/görün.

 

7 büyük yanlış :
1. Oburluk
2. Hırs
3. Tembellik
4. Kıskançlık
5. Öfke
6. Gurur
7. Şehvet(maddeye olan bağımlılık demektir)

Üretmenin iki temel koşulu :
1. Hızlı hareket etmek (acele etmeden)
2. Sabretmeyi bilmek

İki tip insan var.
1. Pasif (a. Düşünmeyen, b. Düşünmüş)
2. Aktif (Düşünen)

Anlamanın iki temel şartı :
1. Nötr olmak
2. Soru sormak

Olmazsa Olmazlar (En Önemliler)
Kullanılagelenler ;
1. SAĞLIKÖZGÜRLÜK
2. ZAMAN ve ENERJİ
3. BİLGİ ve FARKINDALIK

Uygulanagelenler ;
1. DOĞA ve DOĞALLIK
2. UYUM ve BÜTÜNLÜK
3. GELİŞİM ve DEĞİŞİM

Tüm insanların hayatındaki ana konular ;
SOLUK
BESLENME
PSİKOLOJİ
FİZYOLOJİ
SEKSOLOJİ
İLETİŞİM

 

Herhan gi bir şeyi, istediğiniz ve/veya düşündüğünüz herşeyi;
(örneğin SEKS olabilir) :)

ÖYLE İSTE Kİ, İSTET
ÖYLE İSTESİN Kİ, İSTETSİN

ÖYLE İSTETSİN Kİ, İSTE
ÖYLE İSTET Kİ, İSTESİN

Kİ, "ÖYLE", "BÖYLE" OLSUN! :)
("ÖYLE" orada/uzakta olanı, zihinde olanı; "BÖYLE" burada/yakında olanı, gözle görüleni ifade ediyor)

 

 

Bu sözleri söyleyenlerin önemsiz olduğunu düşünmüyoruz. Esas olanın ve yoğunlaşılması gerekenin, sözü kimin söylediği değil, söylenen sözün kendisi olduğuna inandığımızdan dolayı kimin söylediğine yer vermedik. Farklı kitap ve kaynaklardan kimin söylediğini bulabilirsiniz. (Yukarıdaki sözlerin tümü, tanınmış kişilerin söylemiş oldukları değildir.)

"Gerçek ve mantık tüm insanlara açıktır ve onları ilk söyleyen kişiye, onları yineleyene ait olduğundan daha fazla ait değildir."

"Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir."

 

Siz de, burada bulunmasını istediğiniz sözleri bize ulaştırın, onlara yer verelim.

 

 

 


BU SAYFADA GÖRMEK İSTEDİGİNİZ BİLGİ VE/VEYA BAĞLANTILARI,
AŞAĞIDAKİ FORMU DOLDURARAK İLETEBİLİRSİNİZ.
(YOU CAN SEND US YOUR INFORMATION AND/OR LINKS,
YOU WOULD LIKE TO SEE IN THIS PAGE FILLING THE FORM)

 

Ad ya da Takma Ad(Rumuz/Mahlas)
(Name or Nickname)


E-posta Adresi
(E-mail Address)

Konu/Başlık
(Subject/Topic/Title)


İçerik/Katkı/Destek/Ek/İstek/Yorum/Soru/Bozuk Adres vs. ???
(Content/Contribution/Support/Add/Request/Comment/Question/Broken Link etc. ???)

7779
( Teknik açıdan, numarayı yanındaki boşluğa girmeniz gerekmektedir. )


 

Bu sayfada arama yapmak için; klavyenizde CTRL+F tuşlarını ya da
tarayıcınızın sol üst köşesindeki [Dosya | Düzen | Görünüm] bölümündeki
[Düzen]'in altındaki "Bul" komutunu kullanınız.

(Başka sayfaların da içeriğinde arama yapmak için
aşağıdaki kutuya aradığınız sözcük ya da konuyu giriniz)

 

Bu sayfa 02 Ocak 2016 itibariyle 130 kez ziyaret edilmiştir.

6D Bilgi Hizmetleri vs. | www.6Dtr.com       FaRkLaR Kılavuzu | www.FaRkLaR.net        GösterGe Hizmetleri
Yenilikler ve Duyurular