KAN BANKASI

 

KAN BAĞIŞLARINIZI BEKLİYORUZ!!!

KAN VER, SAĞLIĞINI KAZAN!

KAN VER, HAYAT KURTAR!

 

YILDA BİR KEZ KAN BAĞIŞLA,
KAN ANONSLARI SON BULSUN!


 

14 HAZİRAN, KAN BAĞIŞI GÖNÜLLÜLERİ GÜNÜDÜR!
06 - 12 MAYIS, KAN HAFTASIDIR!!!
28 EKİM - 04 KASIM, KIZILAY HAFTASIDIR!


 

Kızılay ( http://www.kizilay.org.tr )

Kan Merkezleri ve Transfüzyon Derneği ( http://www.kmtd.org.tr )

AB Rh - için Yahoo e-grup ( ABRhNEGATIF@yahoogroups.com )

Gönüllü Kan Bankası ( 212. 559-4259 )


 

KAN VE KANIN ÖYKÜSÜ

Kan, yapay olarak üretilemeyen ve kaynağı sadece insan olan bir sıvıdır. İnsan'da hayatı ve sağlığı kan sağlar.

Kan, hayat için gerekli olan oksijeni, suyu ve gıda maddelerini vücudun tüm hücrelerine taşır. Oksijeni akciğerlerden hücrelere götürürken hücrelerde oluşan karbondioksitin akciğerlere gidip temizlenmesini de kan gerçekleştirir. Kan, mide ve bağırsakta emilen yiyecek maddelerinin tüm vücuda dağılmasını, kullanılmayan artıkların dışarı atılmasını temin eder. Kan, aynı zamanda hücrelerin su gereksinimni de karşılar; kasların çalışması ile ortaya çıkan ısıyı dağıtır. İçindeki beyaz hücreler (Lökosit) mikroplara karşı vücudun direncini yaratır.

Özetle, kansız hayat olmaz. KAN HAYATTIR.

 

NE KADAR KANIMIZ VAR?

Yetişkin bir insanda ortalama 5 litre (12-14 torba) kan vardır.

 

KAN NAKLİ ve BÖLÜMLERİ

İnsandan insana kan alınıp verilmesine, "Kan Nakli" denir. Bu yüzyılın başlarında kan gruplarının öğrenilmesi kan nakli uygulamasını mümkün kılmıştır.

Kan nakli, günümüzde hastalıklarda, ameliyatlarda, kazalarda, yaralanmalarda nice canlar kurtaran, nice insana yeniden hayatını kazandıran çok önemli bir olgu halini almıştır.

Bu durumda, BAĞIŞLANACAK BİR ŞİŞE KAN BİR HAYAT KURTARIR.

Mikroskopta kan, bir sıvı içinde yüzen çeşitli hücreler halinde görünür. Bunlar, kırmızı hücreler (eritrosit), beyaz hücreler (lökosit) ve trombosit denilen hücrelerdir. Kanın bu bölümü %45 oranındadır. Geri kalan %55'lik bölümü "Plasma" denilen kısmıdır. Plasmanın %90'ı sudur.

 

KAN GRUPLARI

Başlıca 4 kan grubu vardır. Bunlar (A), (B), (AB) ve (0)'dır. Bunlara ek olarak, bazı alt gruplar da vardır. Ayrıca kanda Rh faktörleri de bulunmaktadır.

Bunlar (Rh pozitif) ve (Rh negatif) olarak adlandırılırlar. Kan naklinde verilecek kanın ve alacak insanın kanının gruplarının bilinmesi çok önemlidir. Yanlış kan verilmesi ölüme dahi yol açabilir.

Bazı durumlarda (0) grubu kan, (A), (B) ve (AB) gruplarına verebilir. Bu bakımdan (0) grubuna "genel kan verici" denilir. (AB) grubu ise her gruptan kan alabileceği için "genel kan alıcı" olarak adlandırılır.

 

KAN VERMENİN YARARLARI

Kan vermenin hiçbir zararı ya da tehlikesi olmadığı gibi, tam aksine insan sağlığına yararı vardır.

18-65 yaş arası sağlıklı her insan, 3 ayda bir kan verebilir. Vücutta 300-400 ml. kan eksikliğinde bünye bunu kapatmak için derhal çalışmaya başlar. Kemik iliği, kana döktüğü hücrelerin sayısını artırır. Bir yandan taze kan organlara oksijen taşınmasını kolaylaştırır. Kişi canlılık kazanır. KAN VEREN kendi sağlığına hizmet ederken, çok daha önemlisi HAYAT KURTARIR.

 

KIZILAY VE KAN

Kızılay, yurdumuzun kan konusuna eğilen ilk kuruluşudur. 1957'de Ankara ve İstanbul'da ilk kan merkezlerini açmıştır.

1967'de kurulan Ankara Plasma Fraksionasyon Laboratuarı, çeşitli hastalıklara karşı kullanılan Gamma Globulin, Human Albumin, Kuru Plasma, A.H.F. (A) Faktör VIII, Fibrinojen gibi kan ürünlerini üretmektedir. BAĞIŞLARNAN KAN SON DAMLASINA KADAR DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR.

Kızılay'ın 1963'te kurduğu Kontrol ve Araştırma Laboratuarı kan ürünlerinin ve kullanılan kan malzemelerinin insan sağlığına zarar vememesi için, bunların kontrollerini yapmaktadır.

 

KAN BAĞIŞLARINIZI BEKLİYORUZ!!!

KAN VER, SAĞLIĞINI KAZAN!

KAN VER, HAYAT KURTAR!


 

Kan, binlerce protein, metabolit, vitamin, element, gaz ve atık maddeyi içeren bir sıvı ile pek çok görevi olan çeşitli hücrelerin oluşturduğu şekilli kısımdan meydana gelir. Sayıca büyük çoğunluğu oluşturan kırmızı kan hücrelerinin ise ayrı bir önemi vardır.

Dokularımızın canlılığını sürdürebilmesi için hayati önem taşıyan oksijen, kırmızı kan hücreleri vasıtasıyla taşınır. Alyuvarlar adı da verilen bu hücreler, dokulara oksijeni taşıma görevi için ideal olarak dizayn edilmiş olup, bünyelerinde bulundurdukları çok özel bir protein kompleksi sayesinde bunu başarırlar. Oksijeni bağlama özelliğine sahip bu protein, hemoglobindir. Ayrıca, kana kırmızı rengini veren de odur. 1 mm3 kanda ortalama beş milyon kadar alyuvar bulunur. 100 mL kanda ortalama hemoglobin miktarı 15 g. kadardır. 1 g. hemoglobin, 1.4 mL oksijen taşır. Yani, 100 mL kan ile dokulara 20 mL civarında oksijen gönderilebilir.

Normal kırmızı kan hücreleri, bikonkav diskler şeklinde olup, 8 mm. çapında ve yaklaşık 2 mm. kalınlığındadır. Oldukça esnek hücre zarlarının sayesinde, kılcal damarlardan geçerken şekilleri değişebilen bu hücreler, vücudumuzun en ücra köşelerine oksijeni ulaştırırlar.

Ortalama ömürleri dört ay kadardır. O sürenin sonunda parçalanırlar ve yerine yenileri yapılır. Vücudun ihtiyaçlarına cevap verecek hızda devam eden bu yapım-yıkım işlemine eritropoez adı verilir.

Son derece kontrollü bir şekilde meydana gelen eritropoezde bazı doku ve organların rolü büyüktür.

Böbreklerimizdeki bazı hücreler, eritropoetin adı verilen bir hormonu salgılar. Bu hormonun salgılanışı böbreklere kırmızı kan hücreleri tarafından ulaştırılan oksijen miktarı ile ters orantılıdır. Yani, gelen oksijen miktarı az ise eritropoetin salgısı artar. Eritropoetin, kemik iliğindeki ana hücrelere etki ederek, alyuvarların yapımını başlatır. Yaşam süresini tamamlayan kırmızı kan hücreleri ve hemoglobin, retiküloendotelyal sistem hücreleri tarafından parçalanır. Ortaya çıkan parçalanma ürünlerinin bazıları, tekrar kan yapımında kullanılmak üzere kemik iliğine gönderilir. Bu döngünün iyi bir şekilde işleyebilmesi için, normal böbrek fonksiyonlarına, sağlıklı bir kemik iliğine ve başta demir olmak üzere, yeterli miktarda yapı taşına ihtiyaç vardır. Döngüdeki bir komponentin, herhangi bir nedenle yetersizliği anemiye yol açar. Anemi ya da Türkçe söylenişi ile "kansızlık", kanımızda alyuvarların, diğer adıyla eritrositlerin hastalığıdır.

Hemoglobin düzeyinde veya alyuvarların sayısında azalma ile ona bağlı olarak gelişen bulgulardır. Bu azalma, çoğu zaman o toplum için belirlenmiş normal sınırların altına düşmeyi ifade eder.

Alyuvarların yüzeyinde bulunan şeker tipini göstermek üzere kan grupları belirlenmiştir (A, B, 0) gibi.... A, B, AB ve 0 olmak üzere dört tip kan grubu vardır.

Aynı kişide iki adet eşit, dominant ''alel''in bulunması, genetik açıdan mümkün değildir. Anne 0 resesif, baba A grubunda ise doğan çocuğun kan grubu A olur. Çünkü herkes 0 hücre yüzeyi şekerine sahip olduğu için, kan grubunu tespit ederken ikinci şeker tipine bakılır. Anneden B, babadan A alel gelirse doğan çocuğun kan grubu AB olur. Anne ve babanın şeker tipi A ise çocuğun kan grubu A olur. Anne ve baba resesif alele sahipse, çocuğun kan grubu 0 olur.

Hücreler, yüzeylerindeki protein ve şekeri çeşitli amaçlar için kullanırlar. Bu amaçlardan biri, bağışıklık sisteminin ''kendi'' ve ''kendi dışındaki'' ayrımını yapabilmesini sağlamaktır. Hücrelerimizde pek çok farklı yüzey belirleyici bulunur. Bunlar bağışıklık hücrelerine kendilerini tanıtmak zorundadır. A, B, 0 olarak belirlenen alyuvarlar ayrıca ''Rhesus'' negatif veya pozitif olarak da gruplanır.

Niçin herkese herhangi bir kan grubundan kan nakli yapılamaz ? Çünkü, bağışıklık sistemimiz kendinden saymadığı her şeye saldırır. Örneğin bir kişinin kan grubu A ise, bu alyuvar şekerinin hem A hem de 0 olması anlamına gelir. Bu durumda vericiden ancak A veya 0 grubu kan alabilir. O kişinin vücudu A ve 0'ı ''kendi'' gibi algılar. Ona yanlışlıkla B grubu kan verildiği takdirde bağışıklık sistemi kan hücrelerine saldırır ve kan nakli ölüm ile sonuçlanır.

0 grubu, herkese kan verebilir, çünkü herkeste 0 şeker bulunduğu için kimse bu kana karşı antikor üretmez.

AB grubu kanı olanlar ise herkesten kan alabilir, çünkü herkesin kanını kendisininkiymiş gibi algılar.

Kaynak :
Klinik Hematoloji ve İmmunoloji : Prof. Dr. Ekrem Müftüoğlu
Düzen laboratuarı yayınları
Fizyoloji:Guyton

Ahmet F. Yüksel ve Dr.Işıl Yurdaışık


 

SIKÇA SORULAN SORULAR

* Kimler kan bağışlayabilir?
18 - 65 yaş arası önemli bir sağlık sorunu olmayan, gövde ağırlığı 50 kg.'ın üzerinde olan kişiler.

* Ne sıklıkla kan verilebiilir?
Bağışlar arasında üç ay ara olacak şekilde yılda dört kez kan bağışlanabilir.

* Kan bağışlamaya gelirken yanımda neler getirmeliyim?
Resmi kimlik belgesi yeterlidir. (Yasal zorunluluk)

* Kan bağışı ne kadar zaman alır?
Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin tamamı 30 - 35 dakika sürer.

* Acı hisseder miyim?
Evet çok az ama büyük acılar yaşamaktansa küçük acılara katlanmak gerekir.

* Her bağışımda formu doldurmam gerekli mi?
Evet. Formdaki sorulara vereceğiniz samimi ve doğru yanıtlar yapılacak tüm tarama testlerinden daha değerlidir.

* Gövdemizde ne kadar kan vardır?
Erişkin bir insanda, uygun kilonun %8'i kadar kan vardır. Yaklaşık olarak, 5.000 - 6.000 ml. olarak hesaplanmaktadır.

* Ne kadar kan alınıyor?
1 ünite. (450 ml. +/- 10 ml.)

* Sarılık geçirdim, kan bağışlayabilir miyim?
B ve C tipi geçirenler hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar.

* Kan bağışlandıktan sonra herhangi bir değişiklik hisseder miyim?
Tavsiyelere uymuş iseniz yarım saat içinde günlük etkinliklerinize dönebilirsiniz. Ancak, aşırı dikkat gerektiren; uçak pilotu, iş makinesi operatörü, sürücülük gibi mesleklerde çalışanlar ve sporcuların kan bağışladıkları gün dinlenmeleri önerilir.

* Kanım kullanılmadan önce test ediliyor mu?
Mutlaka!

HIV[AIDS], HCV[C tipi sarılık], HBV[B tipi sarılık], Frengi[Sfilis] ve kan öbeği testi her bağışta yapılır. Lütfen (herhangi bir kuşkunuz nedeniyle) test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlıyorsanız, bunu yapmaktan vazgeçiniz.

* Test sonuçları pozitif (+) bulunmuşsa?
Paniğe kapılmayın, bu durumda doğrulama testleriniz yapılarak kan merkezi doktoru tarafından size bilgi verilecektir.

* Kansız kalır mıyım?
Hayır, bağış öncesi yapılan test sonucu kan düzeyi düşük [anemik] kişilerden kan alınamaz.

* Kilo alır mıyım / verir miyim?
Hayır. Kan bağışının bilimsel olarak kanıtlanmış bu tür yan etkileri yoktur.

* İlâç kullanıyorum, kan bağışlayabilir miyim?
Bazı ilâçlar kan bağışı için engel oluşturabilirler, bu durum tüm ilâçlar için geçerli değildir. Lütfen kullandığınız tüm ilâçları kan merkezi doktoruna bildiriniz.

* Kan bağışlamak alışkanlık ya da bağımlılık yapar mı?
Bilimsel olarak kan bağışının bağımlılık yaptığını gösteren bir çalışma yoktur.

* Kan bağışladığım zaman, AIDS ya da herhangi bir hastalık bulaşır mı?
Kan alım işlemlerinde kullanılan iğneler tek kullanımlık ve sterildir. Bu nedenle, AIDS gibi herhangi bir hastalığın bulaşma olasılığı yoktur.

 

 

 


BU SAYFADA GÖRMEK İSTEDİGİNİZ BİLGİ VE/VEYA BAĞLANTILARI,
AŞAĞIDAKİ FORMU DOLDURARAK İLETEBİLİRSİNİZ.
(YOU CAN SEND US YOUR INFORMATION AND/OR LINKS,
YOU WOULD LIKE TO SEE IN THIS PAGE FILLING THE FORM)

 

Ad ya da Takma Ad(Rumuz/Mahlas)
(Name or Nickname)


E-posta Adresi
(E-mail Address)

Konu/Başlık
(Subject/Topic/Title)


İçerik/Katkı/Destek/Ek/İstek/Yorum/Soru/Bozuk Adres vs. ???
(Content/Contribution/Support/Add/Request/Comment/Question/Broken Link etc. ???)

4533
( Teknik açıdan, numarayı yanındaki boşluğa girmeniz gerekmektedir. )


 

Bu sayfada arama yapmak için; klavyenizde CTRL+F tuşlarını ya da
tarayıcınızın sol üst köşesindeki [Dosya | Düzen | Görünüm] bölümündeki
[Düzen]'in altındaki "Bul" komutunu kullanınız.

(Başka sayfaların da içeriğinde arama yapmak için
aşağıdaki kutuya aradığınız sözcük ya da konuyu giriniz)

 

Bu sayfa 02 Ocak 2016 itibariyle 100 kez ziyaret edilmiştir.

6D Bilgi Hizmetleri vs. | www.6Dtr.com       FaRkLaR Kılavuzu | www.FaRkLaR.net        GösterGe Hizmetleri
Yenilikler ve Duyurular